English-Turkish translations for entangle:

bulaştırmak · dolaşıklık · other translations

entangle bulaştırmak

Look, it seems that particle entanglement is more, or perhaps less entangled than I originally anticipated.

Bak, görünüşe göre bu parçacık dolanıklığı daha fazla ya da belki de beklediğimden daha az dolaşmış.

A high-ranking officer, and a married man, gotten pretty entangled

Yüksek rütbeli bir subay ve evli bir adam başı epey belaya bulaşmış

Naomi Walling found herself entangled in an insider trading scandal.

Naomi Walling kendini, içeriden bilgi sızdırma skandalına bulaşmış bir halde buldu.

Click to see more example sentences
entangle dolaşıklık

A quantum entanglement device.

Bir kuantum dolaşıklık cihazı.