English-Turkish translations for enticing:

baştan çıkarıcı · cazip · other translations

enticing baştan çıkarıcı

Oh, I have something else in mind. Something more enticing.

Benim kafamda daha baştan çıkarıcı bir şey var.

I find morgues much more enticing.

Morgları daha baştan çıkarıcı bulurum.

The sweet aroma will entice you.

Tatlı aroma sizi baştan çıkaracak

Click to see more example sentences
enticing cazip

But something else was also enticing them.

Ama başka bir şey daha onlara cazip geliyordu.

It doesn't seem a very enticing offer.

Bu bana pek cazip bir teklif gibi gelmedi.

Gosh, they're both so enticing.

Tanrım, ikisi de öyle cazip ki.