English-Turkish translations for entirely:

tümüyle · bütünüyle, bütün · tamamen · tamamıyla · üzerinde · büsbütün · other translations

entirely tümüyle

Your entire life depends on this woman and you know nothing about her.

Tüm hayatın bu kadına bağlı ve sen onun hakkında hiçbir şey bilmiyorsun.

But the entire police station knows about it.

Ama tüm polis teşkilatı bu konuyu biliyor.

No, not the entire time.

Hayır, tüm zamanda değil.

Click to see more example sentences
entirely bütünüyle, bütün

No, no, not now tomorrow they'll be here tomorrow an entire army will be here.

Hayır, hayır, şimdi olmaz. Yarın burada olacaklar. Yarın bütün ordu burada olacak.

He's a good and honest man and the entire region loves him

O iyi ve dürüst bir adamdır, bütün bölge halkı onu sever.

Never eaten so much in my entire life.

Bütün hayatım boyunca hiç bu kadar çok yemedim.

Click to see more example sentences
entirely tamamen

Look, I understand why you're mad, but I still don't think you're being entirely fair.

Bak, neden kızgın olduğunu anlayabiliyorum ama hala tamamen adil olduğunu sanmıyorum. Adil değil mi?

No, the red light means something else entirely.

Hayır, kırmızı ışık tamamen başka bir anlama geliyor.

But it's entirely his fault.

Ama bu tamamen onun hatası.

Click to see more example sentences
entirely tamamıyla

OK, but this is an entirely different film.

Tamam, ama bu tamamıyla farklı bir film.

This is an entirely different matter, young man.

Bu tamamıyla farklı bir şey, genç adam.

See, that's an entirely different story.

Bak, bu tamamıyla farklı bir hikaye.

Click to see more example sentences
entirely üzerinde

It's not entirely true, but I can have that effect on people.

Bu tam olarak doğru değil ama insanlar üzerinde böyle bir etkim olabilir.

This entire Hill was built on secrets, Frank.

Bu tüm tepe sırlar üzerine kurulu, Frank.

Sad is entirely the wrong emotion.

Üzücü tamamen yanlış bir duygu.

Click to see more example sentences
entirely büsbütün

Not my fault entirely.

Büsbütün benim hatam değil.

This clears Marie Corbin entirely.

Bu Marie Corbin'i büsbütün aklandırıyor.