English-Turkish translations for entry:

giriş · kayıt · girdi · girme · kapı · katılım · other translations

entry giriş

Two women dead in two weeks, both killed in their own homes, no sign of forced entry.

İki haftada ölen iki kadın. İkisi de kendi evlerinde öldürüldü. Zorla giriş izi yok.

Autopsy revealed similar entry and exit wounds through the chest.

Otopsi, göğüs bölgesinde benzer giriş ve çıkış yaraları olduğunu gösterdi.

Entry team, fall back!

Giriş ekibi, geri çekilin!

Click to see more example sentences
entry kayıt

I found second entry under the name of that woman.

Bu kadının adı altında ikinci bir kayıt buldum.

I got the entry form this morning.

Bu sabah bir kayıt formu aldım.

No legal record of entry.

Yasal giriş kayıtları yok.

Click to see more example sentences
entry girdi

There's no sign of forced entry.

Zorla girildiğine dair bir iz yok.

But Mr Ridley, there are absolutely no signs of forced entry.

Fakat bay Ridley zorla girildiğine dair hiç bir iz yok.

Captain, we also have a portion of the last log entry. It's audio only.

Kaptan, son seyir defteri girişinin de bir kısmı var, sadece ses.

Click to see more example sentences
entry girme

There's no signs of forced entry or struggle.

Hiçbir zorla girme ya da boğuşma izi yok.

Mac, there's signs of forced entry here, but no indication of a struggle.

Mac, burada zorla girme belirtisi var ama boğuşma belirtisi yok.

Any signs of forced entry?

Zorla girme belirtisi var mı?

Click to see more example sentences
entry kapı

Mr. Joseph adama is at the main gate Requesting entry.

Bay Joseph Adama ana kapıda giriş izni istiyor.

There's no door, no entry.

Kapı yok, giriş yok.

Point of entry: side patio door.

Giriş noktası: yan bahçe kapısı.

Click to see more example sentences
entry katılım

I'm Shin Kamiya, and this is my entry video.

Ben Shin Kamiya, ve bu benim katılım videom.

Come on, what's the entry fee?

Hadi, katılım ücreti ne kadar?