English-Turkish translations for envy:

kıskançlık · gıpta · gıpta etmek · imrenmek · haset · kıskanmak · imrenme · other translations

envy kıskançlık

Gluttony, greed, sloth, wrath, pride, lust, and envy.

Oburluk açgözlülük tembellik, öfke kibir, şehvet ve kıskançlık.

I mean, there's greed, gluttony, sloth, anger, vanity, envy.

Yani, açgözlülük, oburluk tembellik, öfke, kibirlik, kıskançlık da var.

That's not sweat on their palms, it's envy, it's resentment.

Bu onların alın teri değil, bu kızgınlık, bu kıskançlık.

Click to see more example sentences
envy gıpta

'Cause you have friends, and I I envy that.

Çünkü arkadaşların var ve buna gıpta ediyorum.

Yeah. I envy you that.

Evet. sana gıpta ediyorum.

you're the richest, the most envied, you're the Baroness von Essenbeck.

en zengin sensin, en gıpta edilen kişi sensin, sen Barones von Essenbeck'sin.

Click to see more example sentences
envy gıpta etmek

'Cause you have friends, and I I envy that.

Çünkü arkadaşların var ve buna gıpta ediyorum.

Yeah. I envy you that.

Evet. sana gıpta ediyorum.

Why would you envy me?

Neden bana gıpta ediyorsun?

Click to see more example sentences
envy imrenmek

You always were a lucky stiff, and I envy you.

Sen her zaman şanslıydın ve ben sana hep imrendim.

And sometimes I envy them.

Ve bazen onlara imreniyorum.

All this history, I envy you.

Tüm bu tarih. Sana imreniyorum.

Click to see more example sentences
envy haset

We look like adventurers and inspire admiration and envy everywhere

Maceraperestler gibiyiz ve ilham takdiri ve her yerde haset

It's the politics of envy.

Bu bir haset siyaseti.

Envy is a deadly sin, Mary!

Haset ciddi bir günahtır, Mary!

Click to see more example sentences
envy kıskanmak

That's why you envy me, isn't it?

Beni bu yüzden kıskanıyorsun, değil mi?

It's envy of her isn't it?

Onu çok kıskanıyorsun. Değil mi?

I think you're experiencing captain-envy.

Bence şu anda kaptanı kıskanıyorsun.

envy imrenme

Oh, hate, love, fear, anger, envy.

Nefret, sevgi, korku, öfke, imrenme.

There issome envy in it.

İçinde biraz imrenme vardır.