English-Turkish translations for equipment:

ekipman · malzeme · alet · donanım · teçhizat · cihaz · gereç · donatım · other translations

equipment ekipman

Not only is this equipment expensive, it's also extremely sensitive.

Bu ekipman sadece çok pahalı değil aynı zamanda son derece hassastır.

We don't need so much equipment.

Çok fazla ekipmana ihtiyacımız yok.

This is valuable equipment.

Bu çok değerli bir ekipman.

Click to see more example sentences
equipment malzeme

Lot of equipment there for an abandoned farm.

Terk edilmiş bir çiftlik için çok fazla malzeme var.

How much more equipment you got?

Daha ne kadar malzeme var?

I'll need medical equipment.

Tıbbi malzeme lazım olacak.

Click to see more example sentences
equipment alet

This equipment is useless without us.

Bu aletler biz olmadan hiçbir işe yaramaz.

Every year you come here with a bigger and better tent and equipment.

Her yıl buraya daha büyük ve iyi bir çadır ve aletlerle gelirsin.

I sold sewing machines, automobile parts hair brushes and electronic equipment.

Dikiş makineleri, otomobil parçaları saç fırçaları ve elektronik aletler sattım.

Click to see more example sentences
equipment donanım

So they say, one day an extremely sensitive and expensive piece of equipment exploded.

Derler ki, bir gün aşırı derecede hassas ve pahalı bir donanım parçası patlamış.

Two people and one piece of equipment to beam up.

Işınlanacak iki insan ve bir donanım parçası var.

This equipment would cost a fortune!

Bu donanım bir servet tutar!

Click to see more example sentences
equipment teçhizat

Two days ago, someone sabotaged all the equipment.

İki gün önce birisi tüm teçhizatı sabote etti.

This is delicate scientific equipment.

Bu narin bilimsel bir teçhizat.

Thank you for the equipment.

Teçhizat için teşekkür ederim.

Click to see more example sentences
equipment cihaz

It's like a radio, yes. Never seen equipment this sophisticated.

Evet, bir telsiz ama hiç bu kadar komplike bir cihaz görmemiştim.

This raincoat gadget is equipped with an artificial arm and a fake hand.

Yağmurluk şeklindeki bu cihaz, yapay bir kol ve sahte bir elle donatılmıştır.

Is a new weather sensor equipment

Bu yeni bir hava ölçüm cihazı.

Click to see more example sentences
equipment gereç

And did you steal all this equipment?

Ve bütün bu gereçleri çaldın mı?

It is a very good place to dispose of a body; the equipment's all there.

Bir cesedi kullanmak için gayet iyi bir yer, orada tüm gereçler var.

This equipment is expensive.

Bu araç gereçler çok pahalı.

equipment donatım

Lots of diagnostic equipment.

Bir sürü tanı donatımı var.

None ofmy equipment's here. None ofthe stufftheypromised.

Söz verdikleri donatımların hiçbiri Amerika'dan çıkmadı bile.