English-Turkish translations for erratic:

düzensiz · dengesiz · değişken · kararsız · tuhaf · düzensiz olarak., düzensiz olarak · other translations

erratic düzensiz

I got erratic heartbeat and brain activity.

Kalp atışı ve beyin faaliyeti düzensiz.

Respiration erratic, pulse irregular, blood pressure almost nil.

Solunum değişken, nabız düzensiz, kan basıncı neredeyse sıfır.

And it's erratic.

Ve çok düzensiz.

Click to see more example sentences
erratic dengesiz

This woman is erratic and unstable.

Bu kadın değişken ve dengesiz.

If it is a tumor, could it cause erratic behavior?

Eğer bir tümör ise dengesiz davranışlara neden olabilir mi?

I think it's one very erratic killer.

Bence çok dengesiz tek bir katil.

Click to see more example sentences
erratic değişken

Your Honour, Charlotte Dalrymple clearly suffers from erratic, aggressive and violent emotions,

Sayın yargıç, Charlotte Dalrymple kesinlikle değişken, agresif ve saldırgan hâller sergiliyor.

Pierce appears to be even more erratic than your typical billionaire.

Pierce, sizin tipik milyarder tipinizden bile daha değişken duruyor.

Herr Frankenstein is a most brilliant young man, yet so erratic.

Herr Frankenstein çok parlak bir genç, ve çok da değişken.

Click to see more example sentences
erratic kararsız

Angelo is like all brilliant types erratic.

Angelo tüm diğer zeki tipler gibi kararsız.

Erratic visual behavior.

Kararsız görsel davranış.

Very erratic, and very lethal.

Çok kararsız, çok ölümcül.

Click to see more example sentences
erratic tuhaf

Who's "erratic and unstable" now,

Şimdi kim "tuhaf ve dengesiz

Nolan started acting strange, erratic.

Nolan tuhaf ve dengesiz davranmaya başladı.

Mr. Dominic is exhibiting erratic behavior.

Bay Dominic tuhaf davranışlar sergiliyormuş.

erratic düzensiz olarak., düzensiz olarak

You'd have tremors, increased and erratic pressure, pen lift, and hesitation.

Titreme olur. Artan ve düzensiz bastırma, kalem kaldırma ve duraksama.

But she became erratic.

Fakat çok düzensiz oldu.

The usage is erratic, but someone's definitely home.

Kullanım çok düzensiz ama birilerinin evde olduğu kesin.