English-Turkish translations for erupt:

patlamak · patlak vermek · other translations

erupt

But sooner or later, it erupts, causing fever, spasms, madness, coma, and finally death.

Ama er ya da geç, ortaya çıkıyor. Ateşlenme, spazm, delilik koma ve sonunda ölüm.

But then after a million years of eruptions, volcanic activity ceases.

Ancak patlamalardan bir milyon yıl sonra, volkanik aktivite sona erer.

I wish that predicting volcanic eruptions were an exact science.

Keşke volkanik patlamaları tahmin etmek kesin bir bilim olsaydı.

Okay, sports fans, so Serena Dunbrook gets on a Portland streetcar, people erupt into spontaneous dance

Tamam spor hayranları. Serena Dunbrook Portland'da tramvaya biniyor. İnsanlar bir anda dans etmeye başlıyor.

Droughts, floods, storms, wars earthquakes, volcanic eruptions, epidemics.

Kuraklık, sel, fırtına, savaşlar depremler, volkan patlamaları, salgınlar

Earthquakes, floods, volcanic eruptions

Depremler, seller, volkanik patlamalar

Another eruption transforms the snowcap into a deadly avalanche of water, ash and rock.

Bir başka patlama kar yığınını su, kül ve kayadan oluşan ölümcül bir çığa dönüştürüyor.

Last week on that island, you faked a volcanic eruption.

Geçen hafta o adada, sahte volkanik patlama yarattın.

Then our country was almost destroyed by volcanic eruptions.

Sonra, ülke volkanik patlamalar yüzünden neredeyse yokolacaktı.

Like a volcano but without the sulfur or eruptions.

Volkan gibi fakat püskürme ya da lav olmadan.