English-Turkish translations for escape:

kaçmak, kaçış · kaçma · kaçak · kaçış yolu · kurtulmak · firar · çıkış · firar etmek · kurtulma · gözünden kaçmak · kaçınmak · other translations

escape kaçmak, kaçış

I thought so too, but it seems he escaped to Germany and opened a nice restaurant.

Ben de öyle sanıyordum, ama anlaşılan Almanya'ya kaçmış ve güzel bir restoran açmış.

No escape suit. What that mean?

Kaçış elbisesi yok da ne demek?

There is no escape, little soul.

Buradan kaçış yok, küçük ruh.

Click to see more example sentences
escape kaçma

You've made a big mistake trying to escape, a big one.

Kaçmaya çalışarak büyük bir hata yaptın, çok büyük bir hata.

Have you ever tried to escape before?

Daha önce hiç kaçmayı denedin mi?

So she's trying to escape to another island.

Demek ki başka bir adaya kaçmaya çalışıyor.

Click to see more example sentences
escape kaçak

So, am I walking home with an escaped mental patient, or what?

Şimdi ben eve kaçak bir akıl hastası ile mi yürüyorum yoksa?

There's an escaped convict inside.

İçeride kaçak bir mahkum var.

You are an escaped convict.

Sen kaçak bir mahkumsun.

Click to see more example sentences
escape kaçış yolu

Hold an escape route for me, I need five minutes.

Benim için bir kaçış yolu tutun, beş dakikaya ihtiyacım var.

A wedding might be a more practical way to escape

Evlilik, kaçmak için daha kolay bir yol olabilir.

There's no way for escape.

Buradan kaçış yolu yok.

Click to see more example sentences
escape kurtulmak

Well, I don't want to escape.

İyi de ben kurtulmak istemiyorum.

Captain, I understand General Skywalker escaped.

Yüzbaşı, anladığım kadarıyla General Skywalker kurtuldu.

But Walter escaped.

Ama Walter kurtuldu.

Click to see more example sentences
escape firar

The escape at least gives her a chance.

Firar en azından ona bir fırsat verdi.

Serial killer Joe Carroll has escaped from prison.

Seri katil Joe Caroll hapisten firar etti.

Double murder, robbery, escape.

Çifte cinayet, soygun, firar.

Click to see more example sentences
escape çıkış

This is a fire escape

Bu bir yangın çıkışı.

That's a fire escape.

Bu ne? Yangın çıkışı.

This is nice fire escape.

Ne güzel yangın çıkışı.

Click to see more example sentences
escape firar etmek

Serial killer Joe Carroll has escaped from prison.

Seri katil Joe Caroll hapisten firar etti.

After I escaped I came here.

Firar ettikten sonra buraya geldim.

Bruno escaped last night.

Bruno dün gece firar etmiş.

Click to see more example sentences
escape kurtulma

But I managed to escape.

Ama ben kurtulmayı başardım.

Escape and evasion, Captain.

Kaçma ve kurtulma, Kaptan.

Sir, what's our escape-and-evasion plan?

Efendim kaçış ve kurtulma planımız nedir?

Click to see more example sentences
escape gözünden kaçmak

Just one thing has escaped you.

Gözünden sadece bir tek şey kaçtı.

There is a sensibility and an aesthetic that completely escapes your vulgar

Bir duyarlılığı var ve senin adiliğinden gözden kaçan bir estetik

Froderick let the sheriff escape. PHlLIP:

Froderick, Şerif'in kaçmasına göz yummuş.

escape kaçınmak

We know of Qinglong's escape and to avoid unnecessary trouble

Qinglong'un kaçtığını biliyoruz. Gereksiz bir beladan kaçınmak ve