English-Turkish translations for essentially:

aslında · esasen · gerekli olarak · aslen · other translations

essentially aslında

They transferred the head, it was essentially a brain transplant, but taking the whole head.

Onlar kafa transfer oldu aslında bir beyin nakli, bütün kafa alıyor ama.

Essentially a tiny difference would make a difference.

Aslında küçük bir fark bir fark yaratabilir.

He came here to, Well, essentially to threaten me.

Buraya geldi ve aslına bakarsan beni tehdit etti.

Click to see more example sentences
essentially esasen

I've essentially confessed. And I already know what the future holds.

Ben esasen itiraf ettim. ve geleceğin ne getireceğini de biliyorum.

Essentially, we're not friends.

Esasen, biz arkadaş değiliz.

Is Italy an essentially Catholic country?

İtalya esasen Katolik bir ülke midir?

Click to see more example sentences
essentially gerekli olarak

To succeed in life, three things are essential

Hayatta başarılı olmak için, üç şey gereklidir

Evacuate all non-essential personnel immediately.

Gerekli olmayan tüm personel binayı boşaltsın.

Essential personnel and minors.

Gerekli personel ve reşit olmayanlar.

Click to see more example sentences
essentially aslen

Northmoor is essentially a research facility.

Northmoor aslen bir araştırma tesisidir.