established

This is a new wallet, and his driver's license and credit card were established only two years ago.

Bu yeni bir cüzdan ve sürücü belgesiyle kredi kartı sadece iki yıl önce oluşturulmuş.

He acts like a liberal for his establishment friends, but he's even tougher than I am.

O yayıncı arkadaşları için Bir Liberal gibi davranıyor, ama o benden bile daha sert.

Blair's too old to be the queen bee and not established enough to be a fashion star.

Blair kraliçe arı olmak için çok yaşlı ve moda yıldızı olmak için de yeterli hazırlığı yok.

Now, get yourself a social security card, establish credit and buy yourself a car.

Şimdi, kendinize bir sosyal güvenlik kartı alın, kayıtlarınız olsun. Bir araba alın.

Ladies and gentlemen, the establishment will be called the Moulin Rouge.

Baylar ve bayanlar, bu işyerinin adı Moulin Rouge olacak.

But only if we establish a link with the interface dart.

Ama sadece bir bağlantı kurmak durumunda arayüz dart ile.

Perhaps it could establish a communications link with Voyager's main computer.

Belki de Voyager'ın ana bilgisayarı ile bir bağlantı tesis edebilir.

Organism demonstrated alpha properties and attacked itself to establish a single dominant cell.

Organizma alfa özelliklerini kanıtladı ve tek başına saldırdı kurmak için tek baskın hücre.

His molecular structure clearly establish him as a member of the human race.

Moleküler yapısı açıkça onu insan ırkının bir üyesi olarak gösteriyor.

I'm merely trying to establish an alternative explanation for the gunshots.

Yalnızca silah sesleri için alternatif bir açıklama kurmaya çalışıyorum.