English-Turkish translations for eternal:

sonsuz · ebedi · ölümsüz · ezeli · sonsuz ölümsüz · baki · daima · other translations

eternal sonsuz

And you promised me a million dollars and eternal life.

Ve sen bir milyon dolar ve sonsuz hayat sözü verdin.

An eternal sleep of nightmares. And it's all your fault!

Kâbuslarla dolu sonsuz bir uyku ve hepsi senin hatan.

He's my eternal lover

O benim sonsuz aşkım

Click to see more example sentences
eternal ebedi

Because she has the spell for eternal life, but not for youth, not youth.

Elinde ebedi yaşam büyüsü var, ama gençlik için değil. Gençlik yok.

I want to find something eternal.

Ben ebedi bir şey bulmak istiyorum.

He's a stalker, he's doomed, he's an eternal prisoner!

O bir iz sürücü lanetli biri, o ebedi bir mahkum!

Click to see more example sentences
eternal ölümsüz

There Morgan rescues him gives him a gold ring and grants him immortality and eternal youth.

Orada Morgan onu kurtarır. ona altın bir yüzük verir ve ona ölümsüzlüğü vaad eder, ve sonsuz gençliği.

She's always been the youngest sister, the eternal child, carefree, fun-loving And?

Hep en genç kardeş oldu, ölümsüz çocuk, kaygısız, eğlenmeyi seven

Only suffering can be eternal.

Sadece acı, ölümsüz olabilir.

Click to see more example sentences
eternal ezeli

The eternal struggle takes time, Max.

Ezeli mücadele zaman alır, Max.

Of a bigger design, eternal and motionless

Çok daha büyük bir planın, ezeli ve devinimsiz

Oh! My eternal rival, Kakashi!

Benim ezeli rakibim, Kakashi!

eternal sonsuz ölümsüz

There Morgan rescues him gives him a gold ring and grants him immortality and eternal youth.

Orada Morgan onu kurtarır. ona altın bir yüzük verir ve ona ölümsüzlüğü vaad eder, ve sonsuz gençliği.

Eternal life begins after death.

Ölümden sonra, sonsuz yaşam başlar.

They are forever. .eternal. .and everlasting.

Onlar sonsuza dek. .ölümsüz oldular

eternal baki

Shosh, look, I'm eternally grateful to you 'cause I have a real job now, with real responsibilities.

Shosh, bak, sana sonsuza dek müteşekkirim çünkü benim artık gerçek bir işim var, gerçek sorumlulukları olan.

No seraphim, no choir eternal.

Serafim yok, baki koro yok.

eternal daima

Good bye and eternally grateful and forgive me.

Hoşça kal ve daima minnettarım ve beni affet.