English-Turkish translations for event:

olay · etkinlik · organizasyon · karşılaşma · durum · yarışma · müsabaka · aktivite · hadise · olay hal · hal · vaka · sonuç · other translations

event olay

We're not sure, and this can be a hard thing to hear, but all these events have one thing in common.

Emin değiliz ve bunu duymak zor bir şey olabilir ama bütün bu olayların tek bir ortak noktası var.

All right, gentlemen, big event.

Tamam beyler. Büyük bir olay.

Today we've prepared a very complicated but tasty event.

Biz bugün, fakat lezzetli olay bir çok karmaşık hazırladık.

Click to see more example sentences
event etkinlik

Listen, George, this isn't a social event for me, okay?

Dinle, George bu benim için sosyal bir etkinlik değil.

This is an important event.

Bu önemli bir etkinlik.

What a wonderful event.

Ne güzel bir etkinlik.

Click to see more example sentences
event organizasyon

So anyway, thank you for understanding that I just wanna buy my dress for the event.

Her neyse, anlayışın için çok teşekkürler. Organizasyon için bir elbise almak istiyorum sadece.

Ladies and Gentlemen welcome to this fine event.

Bayanlar ve Baylar, bu güzel organizasyona hoşgeldiniz.

I've got a big event saturday.

Cumartesi büyük bir organizasyon var.

Click to see more example sentences
event karşılaşma

Ladies and gentlemen, welcome to the main event.

Bayanlar ve baylar, asıl karşılaşmaya hoş geldiniz.

Thank you, good evening, and welcome to this extraordinary event.

Teşekkürler, iyi akşamlar, ve bu olağanüstü karşılaşmaya hoşgeldiniz.

Tonight, a very special event.

Bu gece, çok özel bir karşılaşma.

Click to see more example sentences
event durum

But, events have led us to a new situation

Ancak, Olaylar bizi yeni bir duruma getirdi

In the unlikely event of a Dementor attack, use a Patronus charm.

Bir Ruh Emici saldırı istenmeyen bir durumda, bir Patronus cazibe kullanın.

But in the event that Hayden predeceased her stepmother

Ama Hayden üvey annesinden evvel öldüğü durumda

Click to see more example sentences
event yarışma

Hey Jimmy, give us some background info on this event.

Hey Jimmy, bu yarışma için bize biraz bilgi ver.

The most dangerous event is wild Brahma bull riding.

En tehlikeli yarışma, vahşi Brahma boğası sürmek.

Next event is the big scavenger hunt!

Bir sonraki yarışma büyük çöp avı.

Click to see more example sentences
event müsabaka

This is a multi-step event, and you better get cracking,

Bu çok aşamalı bir müsabaka, siz de hızlansanız iyi olur.

Good evening and welcome to a special pre-Death Race event.

İyi akşamlar. Özel Ölüm Yarışı öncesi müsabakalara hoş geldiniz.

State visit, sporting events, conferences.

Resmi ziyaret, spor müsabakaları, konferanslar.

event aktivite

This is not a social event.

Bu sosyal bir aktivite değil.

They're not just T-shirts, they're memories of important events.

Onlar sadece tişört değil, önemli aktivitelerin anıları.

Which brings us to this afternoon's final event.

Bu da bizi bu akşamki aktiviteye getirdi.

event hadise

Yes, I think it's that serious, because those events While certainly tragic

Evet, bence o kadar ciddi bir şey çünkü o hadiseler gerçekten de trajikti.

A strange event aboard the merchant vessel Doddington.

Ticaret gemisi Doddington'ta tuhaf bir hadise meydana geldi.

event olay hal

Wynonna's still a little upset about the anal gland event.

Wynonna anal kese olayı için hala biraz sinirli.

event hal

Wynonna's still a little upset about the anal gland event.

Wynonna anal kese olayı için hala biraz sinirli.

event vaka

Look, this is a news event.

Bakın, bu bir haber vakası.

event sonuç

It's a chain of events cause and effect.

Bu bir olaylar zinciri. Sebep sonuç ilişkisi.