English-Turkish translations for eventuate:

olmak · çıkmak · other translations

eventuate olmak

Eventually, everyone sees me as a monster.

Eninde sonunda herkes beni bir canavar olarak görür.

And we'll be rich and powerful, until I eventually betray you.

Zengin ve güçlü oluruz, ta ki ben bir gün sana ihanet edene dek.

But you know what happens between now and eventually?

Er"ile" geç" arasında ne olur biliyor musun?

Click to see more example sentences
eventuate çıkmak

But I'll tell her that you're here and perhaps she'll come out eventually.

Ama ona burda olduğunu söyleyeyim, ve belki dışarı çıkar En sonunda.

Eventually, the truth will out.

Eninde sonunda, gerçek ortaya çıkar.

And eventually the boyfriend just did.

Ve.. sonunda erkek arkadaşı da çıkmış.

Click to see more example sentences