everything's

But there's a right time for everything!

Ama her şey için doğru bir zaman vardır.

There's a right time for everything.

Her şey için doğru bir zaman var.

Try and get some sleep, and I promise tomorrow, everything's gonna be a lot better, all right?

Gidip biraz uyumaya çalış, söz veriyorum yarın her şey daha iyi olacak, tamam mı?

I'm not saying she's always wrong about everything, but she's not always right, either.

Ben de benimkine. Her zaman, her şey hakkında yanlış olduğunu söylemiyorum ama her zaman da doğru değil.

He's my friend and he told me everything.

O benim arkadaşım ve bana her şeyi anlattı.

Just when I think I've done everything there's always one more thing I can do.

Her şeyi yaptığımı düşünsem de her zaman yapabileceğim bir şey daha var.

Thank you for everything, but I think it's for the best.

Her şey için teşekkürler ama bence en iyisi gitmem.

That's because you know everything, right?

Çünkü sen herşeyi bilirsin, değil mi?

Don't you worry a moment about how things are going here because everything's going great.

Bir an bile burada ne olduğu konusunda endişelenme çünkü her şey harika gidiyor.

Maybe not you, But it's everything to me.

Belki senin için öyle ama benim için her şey demek.