English-Turkish translations for except:

hariç · dışında · olmadıkça · yoksa · haricinde · başka · -den başka · hariç tutmak · other translations

except hariç

That's good news for everyone except this man,

Bu adam hariç herkes için iyi bir haber.

Apparently, he didn't have many friends, except maybe one.

Görünüşe göre pek bir arkadaşı yokmuş, belki biri hariç.

My number nobody knows, except you.

Benim numarami kimse bilmiyor, sen hariç.

Click to see more example sentences
except dışında

Maybe this is why I don't have any friends of course except for you.

Belki de bu yüzden hiç arkadaşım yoktur senin dışında tabii ki.

Except you, in life there's nothing left to want

Sen dışında hayatta istediğim hiçbir şey yok.

Except that rock over there, that's not yours.

Şuradaki taş dışında; o da senin değil.

Click to see more example sentences
except olmadıkça

It's easy, it's just like riding a bike, except in this case, a very large, powerful motorcycle.

Bu kolay, tıpkı bisiklet sürmek gibi, şu olay hariç, oldukça büyük bir, güçlü motosiklet gibi.

Except now you're in love with me, and it scares you a little.

Ama şimdi bana aşık oldun ve bu seni biraz korkutuyor, öyle değil mi?

I've examined you three times, Louise, and there's absolutely nothing wrong with you, except you need more pills.

Seni üç kez muayene ettim Louise ve kesinlikle bir sorunun yok. Daha fazla hapa ihtiyacın olması dışında.

Click to see more example sentences
except yoksa

Except you have a beautiful wife and a mother who loves you I just have me.

Ayrıca bir de beni seven güzel bir karım ve harika bir. .annem yok.

There's nobody here except us.

Burada bizden başka kimse yok.

There's no-one in this house knows, except you, me and Lady Mary.

Sen, ben ve Leydi Mary dışında bu evde bunu bilen kimse yok.

Click to see more example sentences
except haricinde

Except if you kill her, you know damn well I'll shoot you dead.

Haricinde, onu öldürmek ise sen lanet iyi biliyorsun Seni ölü vururum.

Everything except save him.

Onu kurtarmak haricinde her şey.

All around here except for one place

Bir yer haricinde bütün her yer

Click to see more example sentences
except başka

Except, you know what else is bad for business, sir?

Tabii başka kötü olan ne var biliyor musunuz efendim?

Except New York, New York

New York, New York'tan başka

There's nothing in here except some maps and an old rental car receipt.

Burada haritalar dışında başka bir şey yok bir de eski bir araba kiralama makbuzu.

Click to see more example sentences
except -den başka

Except, you know what else is bad for business, sir?

Tabii başka kötü olan ne var biliyor musunuz efendim?

Except New York, New York

New York, New York'tan başka

Like everybody else, except us.

Bizden başka herkes gibi.

Click to see more example sentences
except hariç tutmak

He kept it secret from everyone except me he was a dad.

Ben hariç herkesten gizli tuttu bunu. O bir baba oldu.