English-Turkish translations for excessive:

aşırı · fazla · gereksiz · taşkın · other translations

excessive aşırı

But this is a little excessive, don't you think?

Ama bu sence de biraz aşırı değil mi?

Okay, maybe this is a little excessive.

Tamam, ama bu biraz aşırı değil mi?

To a North American, particularly one like me, it's out of proportion, excessive.

Özellikle benim gibi bir Kuzey Amerikalı için, bu orantısız, aşırı bir şeydi.

Click to see more example sentences
excessive fazla

You think this is a little excessive for the Carolina League?

Sence bu Carolina Ligi için biraz fazla aşırı değil mi?

So then he says to me, " Miles, don't you think that's a little excessive?

Sonra o da bana dedi ki, "Miles, sence de bu biraz fazla gelmez mi?

It's a bit excessive, isn't it? All this security?

Tüm bu güvenlik birazcık fazla değil mi?

Click to see more example sentences
excessive gereksiz

The extreme uncertainties of subsisting without working made excesses necessary and breaks definitive.

Çalışmadan yaşamanın had safhadaki belirsizliği aşırılıkları gerekli kılar ve kesintiler belirleyicidir.

Officer Hanlon used unnecessary and excessive force in subduing the second suspect.

Memur Hanlan, ikinci zanlının yakalanmasında gereksiz yere aşın güç kullandı.

NlCK This hallway is excessive.

Bu koridor çok gereksiz.

excessive taşkın

It's a very self-absorbed, me-centered, excessive popular culture.

Oldukça ben merkezli, kendini düşünen taşkın bir popüler kültür bu.