English-Turkish translations for exclusive:

özel · seçkin · ayrıcalıklı · other translations

exclusive özel

I need you to arrange an exclusive between Vanessa Chandler and the President.

Özel bir görüşme ayarlaman lazım Vanessa Chandler ve Başkan arasında.

Brian, it's so exclusive that it doesn't even have a location.

Nerede? Brian, o kadar özel ki, bir yeri bile yok.

Thanks so much, Rhea, for this exclusive interview.

Çok teşekkür ederim, Rhea, bu özel röportaj için.

Click to see more example sentences
exclusive seçkin

Don't worry. It's a very exclusive guest list.

Merak etme, sadece bir seçkin davetli listesi.

This place is very exclusive.

Burası çok seçkin bir yer.

This is a very exclusive bunker, my friend.

Bu çok seçkin bir acil durum sığınağı, dostum.

Click to see more example sentences
exclusive ayrıcalıklı

It's very exclusive.

Bu çok ayrıcalıklı.

It is very exclusive.

Çok ayrıcalıklı bir şey.

An exclusive interview.

Ayrıcalıklı bir röportaj.

Click to see more example sentences