English-Turkish translations for execute:

etmek · idam etmek · yapmak · gerçekleştirmek · çalmak · icra etmek · uygulamak · çalıştırmak · yürütmek · other translations

execute etmek

Because your brother is about to execute a federal judge, and no matter what happens, you'll be an accomplice.

Çünkü kardeşin, federal bir hakimi infaz ediyor ve ne olursa olsun, sen de bir suç ortağı olacaksın.

This plan is so complex and was executed perfectly.

Bu plân çok karmaşık ve çok kusursuz bir şekilde infaz edildi.

Cao Cao has executed Admirals Cai Mao and Zhang Yun.

Cao Cao, Amiralleri Cai Mao ve Zhang Yun'u idam etmiş.

Click to see more example sentences
execute idam etmek

A long long time ago we executed a foreign woman.

Uzun çok uzun zaman önce.. yabancı bir kadını idam etmiştik.

Icarus, tell Jason he's insane and we're all going to be caught and executed.

Icarus, o deli ve biz tüm yakalanmış ve idam edilecek gidiyoruz jason söyle.

Apparently West Bureau wants to execute someone

Anlaşılan Batı Bürosu birini idam etmek istiyor.

Click to see more example sentences
execute yapmak

This was only about trying to make her a better executive.

Bu sadece onu daha iyi bir yönetici yapmak içindi.

Two centuries ago today, two people were executed for practicing witchcraft.

İki asır önce bugün, iki insan büyücülük yapmaktan infaz edilmiş.

Agent Locklear, executing entry north side.

Ajan Locklear, kuzey tarafın giriş yapıyor.

Click to see more example sentences
execute gerçekleştirmek

But it wasn't really well executed, and everyone thought it was a giant exploding diaper.

Ama gerçekten de bir idam değildi, ve herkes patalayacak dev bir bebek bezi sandı.

Then the execution will proceed as scheduled.

O zaman infaz planlandığı gibi gerçekleşecek.

But green-eyed man has a plan and soon he will execute it.

Ama yeşil gözlü adamın bir planı var ve yakında bunu gerçekleştirecek.

Click to see more example sentences
execute çalmak

Execute simulation, Annie Annie.

Annie Annie simülasyonunu çalıştır.

Execute simulation Troy Britta.

Troy Britta simülasyonunu çalıştır.

She was almost executed for poaching ice

O, neredeyse Buz çaldığı için idam ediliyordu.

execute icra etmek

Another plan perfectly executed.

Diğer plan mükemmel icra edildi.

Beautifully conceived and executed!

Güzel tasarlanmış ve icra ediliyor!

execute uygulamak

Mr Sulu, execute.

Bay Sulu, uygulayın.

It's a good theory, bad execution.

Teori güzel ama uygulaması kötü.

execute çalıştırmak

His dad is a powerful executive working for this man.

Babası güçlü bir yöneticidir, bu adam için çalışıyor.

You're trying to execute them?

Onları infaz etmeye mi çalışıyorsun?

execute yürütmek

To execute a dangerous mission.

Tehlikeli bir görev yürütmek için.