English-Turkish translations for execution:

idam · infaz · uygulama · icra · yürütme · other translations

execution idam

But it wasn't really well executed, and everyone thought it was a giant exploding diaper.

Ama gerçekten de bir idam değildi, ve herkes patalayacak dev bir bebek bezi sandı.

Icarus, tell Jason he's insane and we're all going to be caught and executed.

Icarus, o deli ve biz tüm yakalanmış ve idam edilecek gidiyoruz jason söyle.

He had me executed, all right?

Beni idam ettirdi o, tamam mı?

Click to see more example sentences
execution infaz

Because your brother is about to execute a federal judge, and no matter what happens, you'll be an accomplice.

Çünkü kardeşin, federal bir hakimi infaz ediyor ve ne olursa olsun, sen de bir suç ortağı olacaksın.

This isn't an execution.

Bu bir infaz değil ki.

Smeaton,Brereton, Norris and George Boleyn have been found guilty and are to be executed tomorrow.

Smeaton, Brereton Norris ve George Boleyn suçlu bulundular ve yarın infaz edilecekler.

Click to see more example sentences
execution uygulama

Yeah, well, good plan, bad execution.

Evet, güzel plan ama kötü uygulama.

Execution, let's be honest, D.

Uygulama dürüst olalım. D.

One job, full plan, full execution.

Tek iş. Tam plan. Tam uygulama.

Click to see more example sentences
execution icra

Another plan perfectly executed.

Diğer plan mükemmel icra edildi.

Beautifully conceived and executed!

Güzel tasarlanmış ve icra ediliyor!

John Maddox, chief executive of Rhinehart, New York.

John Maddox, Rhinehart New York'un icra başkanı.

execution yürütme

Major General Dix, I came to inquire about the details of Kennedy's execution and now he's gone?

Tümgeneral Dix, Ben bilgi almak için geldi ayrıntıları hakkında Kennedy'nin yürütme ve, şimdi, o gitti?

The executive committee trusts you.

Yürütme Komitesi sana güvenir.