English-Turkish translations for executive:

yönetici · idari · yapımcı · müdür · yönetim · yetkili · idareci · icra · yürütme · yöneticilik · other translations

executive yönetici

This was only about trying to make her a better executive.

Bu sadece onu daha iyi bir yönetici yapmak içindi.

The five living former chief executives

Yaşayan beş eski şef yönetici

I'm Dr. Rubin, executive director.

Ben Dr. Rubin, idari yönetici.

Click to see more example sentences
executive idari

But executive mischief consultant marshall eriksen Reporting for duty.

Ama İdari Yaramazlık Danışmanı Marshall Eriksen göreve hazır.

Jonathan Ross, Bureau Chief of Executive Security.

Jonathan Ross, İdari Güvenlik Büro Şefi.

Because I'm the leader and I had to make a split-second, executive decision.

Çünkü ben liderinizim ve bir anlık idari bir karar vermem gerekti.

Click to see more example sentences
executive yapımcı

Like executive producer Ashton Kutcher, or secretary of state Hillary Clinton.

İdareci yapımcı Ashton Kutcher gibi, ya da Hillary Clinton'nın sekreteri.

Executive producer, Nadine Bradley.

Baş yapımcı, Nadine Bradley.

Executive producers Damon Lindelof and Carlton cuse.

Yapımcılar Damon Lindelof ve Carlton Cuse.

Click to see more example sentences
executive müdür

director, executive, secretary someone strong not too old

Müdür, yönetici, sekreter. Çok yaşlı olmayan güçlü biri.

Jung chung, goldmoon executive director.

Jung Chung, Goldmonn yönetici müdürü.

Tommy's executive director.

Tommy yönetici müdür.

Click to see more example sentences
executive yönetim

Next up, Executive Chairman and Chief Visionary Erlich Bachman presenting Pied Piper.

Sırada Yönetim Kurulu Başkanı ve Baş Vizyoner Erlich Bachman, Pied Piper'ı sunuyor.

Nancy, the executive plane is landing here now.

Nancy, yönetim uçağı şu an buraya iniyor.

The board voted unanimously to offer you Niles Pender's job executive vice president.

Yönetim kurulu oy birliğiyle Niles Pender'ın işini sana teklif etmeye karar verdi. Başkan yardımcısı.

Click to see more example sentences
executive yetkili

You need a senior marketing executive.

Size üst düzey bir pazarlama yetkilisi gerek.

Executive Director, Winston E. Scott.

Yetkili Direktör Winston E. Scott.

I'm Dan Truman, executive director here.

Ben, Dan Truman. Buranın yetkili müdürüyüm.

Click to see more example sentences
executive idareci

But you're a criminal, Willy, not an executive.

Ama sen bir suçlusun Willy, idareci değil.

Like executive producer Ashton Kutcher, or secretary of state Hillary Clinton.

İdareci yapımcı Ashton Kutcher gibi, ya da Hillary Clinton'nın sekreteri.

All the hippies are executives now, and everybody's sold out.

Bütün hippiler şimdi idareci oldular ve herkes satıldı.

Click to see more example sentences
executive icra

Another plan perfectly executed.

Diğer plan mükemmel icra edildi.

Beautifully conceived and executed!

Güzel tasarlanmış ve icra ediliyor!

John Maddox, chief executive of Rhinehart, New York.

John Maddox, Rhinehart New York'un icra başkanı.

executive yürütme

Major General Dix, I came to inquire about the details of Kennedy's execution and now he's gone?

Tümgeneral Dix, Ben bilgi almak için geldi ayrıntıları hakkında Kennedy'nin yürütme ve, şimdi, o gitti?

The executive committee trusts you.

Yürütme Komitesi sana güvenir.

executive yöneticilik

It's not an executive decision.

Bu bir yöneticilik kararı değil.