English-Turkish translations for exhausting:

yorucu · other translations

exhausting

I'm really worried about you, and I think you're probably just really exhausted.

Senin için gerçekten endişeleniyorum ve bence büyük ihtimalle de çok yorgunsun.

Thirsty and exhausted, it follows the tracks of its mother, but sadly in the wrong direction.

Susamış ve yorgun fil, annesinin izlerini takip ediyor ama, ne yazık ki yanlış yöne.

Every single member of this company is exhausted and starving, man.

Bu topluluğun her bekâr üyesi bitkin ve açlıktan ölüyor dostum.

Charlie says you're physically and mentally exhausted.

Charlie fiziksel ve zihinsel olarak yorgun olduğunu söylüyor.

I know you're exhausted and upset, and so am I.

Bitkin ve üzgün olduğunu biliyorum ben de öyleyim.

No, no, it's a good exhausted.

Hayır, bu iyi bir yorgunluk.

How is he? Exhausted. He's had a long day.

O nasıl? çok yorgun. uzun bir gün geçirdi.

Very tired, exhausted, and you want to go home.

Çok yorgunsun, tükenmişsin ve eve gitmek istiyorsun.

But that is for tomorrow; now she is exhausted.

Fakat bu yarın için; şimdi çok yorgun durumda.

Okay, I'm going to bed already, I am exhausted!

Tamam, ben zaten yatmaya gidiyorum! Çok yorgunum!