English-Turkish translations for existing:

var · mevcut · olma · bugünkü · mevcutlar · other translations

existing var

If there is really such a place, wouldn't it be better if humans never existed at all?

Gerçekten öyle bir yer varsa eğer insanlar hiç var olmamış olsa, daha iyi olmaz mıydı?

No, they don't usually do anything, because they don't usually exist.

Hayır, genelde bir şey yapmazlar, çünkü genelde var olmazlar.

Would a love like that.. Exist really?

Gerçekten öyle bir aşk var mı?

Click to see more example sentences
existing mevcut

Five years ago, the technology didn't exist.

Beş sene önce bu teknoloji mevcut değildi.

A link between the two victims exists.

İki kurban arasında bir bağ mevcut.

That street doesn't exist anymore.

Bu sokak artık mevcut değil.

Click to see more example sentences
existing olma

So regardless of who her biological father is, she's our daughter, and she deserves to exist!

Yani biyolojik babası kim olursa olsun o bizim kızımız ve var olmayı hakediyor.

You don't even believe that you exist without Christian.

Christian olmadan var olduğuna bile inanmıyorsun ki sen.

One cannot exist without the other.

Biri olmadan diğeri de olamaz.

Click to see more example sentences
existing bugünkü

Things that today no longer exist.

Yani bugün artık var olmayan şeyler.

From today nothing exists between us.

Bugünden itibaren aramızda hiç bir şey yok.

And that danger exists today.

Ve bu tehlike bugün var.

Click to see more example sentences
existing mevcutlar

Well, maybe not officially, but they do exist as players don't they?

Belki de resmi olarak değil, ama oyuncu olarak mevcutlar değil mi?

Or maybe they exist somewhere else.

Ya da başka bir yerlerde mevcutlar.