English-Turkish translations for expand:

genişlemek, genişletmek · büyümek, büyütmek · geliştirmek · other translations

expand genişlemek, genişletmek

In the last hour it's expanded half a kilometer.

Son bir saat içinde yarım kilometre genişledi.

Yes, I am expanding your vocabulary.

Evet, ben senin kelime genişleyen duyuyorum,

Enhanced memory, comprehensive tactical algorithms, expandable data processing.

Artırılmış bellek,.. geniş taktik aligoritmalar, genişletilmiş bilgi işleme.

Click to see more example sentences
expand büyümek, büyütmek

And maybe he can tell us why this is expanding.

Ve belki o bize, bu şeyin neden büyüdüğünü anlatabilir.

The sound and expanding the music.

Ses ve müzik büyüyor ve genişliyor.

Hi, Bryan, it's Gary Snyder, Expanding Families.

Selam, Bryan, ben Gary Snyder, Büyüyen Aileler'den.

Click to see more example sentences
expand geliştirmek

This technology is meant to expand human communication but you're not even human anymore.

Bu teknoloji insan iletişimini geliştirmek için oluşturuldu, ama sen artık bir insan bile değilsin.

Expand or die, gentlemen.

Gelişin ya da ölün, beyler.