experiencing

Wait, something happened to me last night, something I've not experienced before.

Bekle, dün gece bana bir şey oldu. daha önce hiç yaşamadığım bir şey.

I have a really bad feeling, like nothing I've experienced before.

İçimde gerçekten kötü bir his var, daha önce de yaşadığım bir şey gibi.

Dr. Lee Cho In, for an experienced neurosurgeon like you, isn't that a silly question?

Dr. Lee Cho In, sizin gibi bir nöroşirurji uzmanı için, bu saçma bir soru değil mi?

But as you well know, Dr. Wells is a much more experienced teacher.

Ama senin de iyi bildiğin gibi, Dr. Wells çok daha tecrübeli bir hoca.

No, but I, um a couple of years ago, I experienced something similar.

Hayır ancak ben, şey birkaç yıl önce buna benzer bir şey yaşamıştım.

Maybe I should've insisted on a more experienced pilot, like Mr. Paris.

Belki de daha tecrübeli bir pilotta ısrar etmeliydim, Bay Paris gibi.

I know, but it's dangerous, and Barbie is more experienced.

Biliyorum ama bu tehlikeli ve Barbie daha tecrübeli.

Look, I'm an experienced businessman with a long history in Asian countries.

Bak, ben Asya ülkeleriyle uzun bir geçmişi olan deneyimli bir işadamıyım.

This is something that this country never before experienced.

Bu ülke, daha önce hiç bu türden bir şey yaşamamıştır.

This is something this country hasn't experienced before.

Bu daha önce bu ülkenin hiç görmediği bir şey.