English-Turkish translations for explode:

patlamak, patlatmak · havaya uçurmak · infilak ettirmek, infilak etmek · uçmak · other translations

explode patlamak, patlatmak

So they say, one day an extremely sensitive and expensive piece of equipment exploded.

Derler ki, bir gün aşırı derecede hassas ve pahalı bir donanım parçası patlamış.

Million people will die when a nuclear bomb explodes, right?

Nükleer bir bomba patladığında milyonlarca insan ölecek. Öyle değil mi?

Looks more like it's gonna explode.

Daha çok patlayacak gibi görünüyor.

Click to see more example sentences
explode havaya uçurmak

And then, one day, it exploded. And it killed everyone.

Sonra bir gün havaya uçtu ve herkesi öldürdü.

A plane containing medical supplies exploded last night.

Tıbbi malzeme içeren bir uçak dün gece havaya uçtu.

And then he exploded.

Ve sonra havaya uçtu.

Click to see more example sentences
explode infilak ettirmek, infilak etmek

Three seconds later, the space station exploded.

Üç saniye sonra, uzay istasyonu infilak etti.

Mr President, the shuttle Atlantis just exploded in space.

Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.

Repeat, civilian aircraft has exploded.

Tekrarlıyorum, sivil hava aracı infilak etti.

Click to see more example sentences
explode uçmak

And new york will explode.

New York da havaya uçar.

I'm gonna explode!

Ben havaya uçacağım!