English-Turkish translations for exploit:

istismar · istismar etmek · kullanmak · sömürme · yararlanmak · sömürü · sömürmek · macera., macera · other translations

exploit istismar

Yep, my grandfather exploited her, my father exploited her, now I get to exploit her.

Evet, dedem, babam onu ​​istismar, onu istismar şimdi onu yararlanmak için olsun.

Mr Baincross we live in a world cynically exploited and manipulated by lawyers and insurance companies.

Bay Baincross Avukatlar ve sigorta şirketleri tarafından alaycı bir şekilde istismar ve manipüle edilen bir dünyada yaşıyoruz.

Reporting the news is a privilege and a responsibility. And it is not exploitable.

Haberleri sunmak bir ayrıcalık ve bir sorumluluktur ve bu istismar edilemez.

Click to see more example sentences
exploit istismar etmek

Reporting the news is a privilege and a responsibility. And it is not exploitable.

Haberleri sunmak bir ayrıcalık ve bir sorumluluktur ve bu istismar edilemez.

Hannah is being exploited by Whitman.

Hannah Whitman tarafından istismar ediliyor.

Women and lower castes are always exploited by being told..

Kadınlar ve alt kesimdekiler, her zaman sözlerle istismar ediliyor.

Click to see more example sentences
exploit kullanmak

captain america's instinctive reflexes "could be exploited against him.

Kaptan Amerika'nın içgüdüsel refleksleri ona karşı kullanılabilir.

The Cultists couldn't exploit the living Force like a Jedi or a Sith.

Tarikat bir jedi ya da sith gibi yaşayan gücü kullanmıyorlar.

You exploited him.

Sen onu kullandın.

Click to see more example sentences
exploit sömürme

Don't worry, I realize most internships are about exploitation and espresso runs.

Merak etme. Fark ettim kiçoğu staj sömürme ve espresso yapmakla ilgili.

I realize most internships are about Exploitation and espresso runs.

Fark ettim kiçoğu staj sömürme ve espresso yapmakla ilgili.

That's three dead so far. Human Resource Exploitation Manual.

Şimdiye kadar üç ölü var. İnsan Kaynaklarını Sömürme Kılavuzu

Click to see more example sentences
exploit yararlanmak

Yep, my grandfather exploited her, my father exploited her, now I get to exploit her.

Evet, dedem, babam onu ​​istismar, onu istismar şimdi onu yararlanmak için olsun.

Either this guy is completely invisible to all surveillance cameras and spy satellites, or he's managed to exploit the most secure computer systems ever designed.

Ya bu adam tüm gözetim tamamen görünmez kameralar ve casus uydular, ya da o yararlanmak için yönetilen En güvenli bilgisayar sistemleri şimdiye kadar tasarlanmış.

This is an exploitable situation, Parker.

Bu, yararlanılabilir bir durum, Parker.

exploit sömürü

For capitalism means exploitation, humiliation, and repression of a vast majority.

Çünkü kapitalizm büyük bir çoğunluk için sömürü, aşağılanma ve baskı anlamına geliyor.

He was anti-caste, anti-corruption, anti-exploitation.

Kast-karşıtı, yolsuzluk-karşıtı, sömürü-karşıtı idi.

It's unrealistic, it exploites.

Gerçekçi değil, bir sömürü.

exploit sömürmek

Bela those people are parasites; they just wanna exploit you.

Bela bu insanlar parazit; seni sadece sömürmek istiyorlar.

You want to exploit me economically?

Beni ekonomik açıdan sömürmek mi istiyorsun?

exploit macera., macera

Only a cool and logical man could have engineered such an exploit.

Sadece soğukkanlı ve mantıklı bir adam böyle bir macerayı tasarlayabilirdi.