English-Turkish translations for explore:

keşfetmek · araştırmak · incelemek · dolaşmak · other translations

explore keşfetmek

To explore this unknown world, Tesla invented a unique device, still known today as a Tesla coil.

Bu bilinmeyen dünyayı keşfetmek için, Tesla, günümüzde "Tesla bobini" olarak bilinen eşsiz bir alet icat etmişti.

Her ongoing mission to explore strange new worlds, to seek out new life forms and new civilizations.

Onun, halen devam eden görevi yeni ilginç dünyalar keşfetmek yeni yaşam formları ve uygarlıklar aramak.

But there was one final habitat to explore:

Ama keşfetmek için son bir yaşam alanı vardı.

Click to see more example sentences
explore araştırmak

Something important is happening to me and I want to explore it, but I can't stay here any longer.

Bana çok önemli bir şeyler oluyor, ve ben bunu araştırmak istiyorum, ama daha fazla burada kalamam artık.

Admiral Nelson calling Bureau of Marine Exploration. Inspector Bergen.

Amiral Nelson Deniz Araştırmaları Bürosunu arıyor Müfettiş Bergen.

New Jersey leader in intergalactic rocket exploration.

New Jersey, Galaksiler arası roket tetkik lideri.

Click to see more example sentences
explore incelemek

An appliance exploring human souls!

İnsan ruhunu inceleyen bir alet!

It's a violent, penetrative act that scars what it explores.

İncelediği şeye zarar veren vahşi ve müdahaleci bir hareket.

explore dolaşmak

And as a surfer, he explored the beaches of Southern California, from La Jolla to Leo Carrillo and up to Pismo.

Ve bir sörfçü olarak, La Jolla'Dan Leo Carrillo'ya kadar, tüm Güney California Sahillerini dolaşmıştı. Ve hatta, Pismo'ya kadar