English-Turkish translations for export:

ihracat · ihracatçı · ihraç · ihraç etmek, ihraç etme · dış · other translations

export ihracat

I understand you have a very successful export business.

Anlıyorum ki çok başarılı bir ihracat işiniz var.

Jack Brady, import, export and broker.

Jack Brady. İthalat, ihracat, emlakçilik.

Daniel Hicks. He owns an import-export company based in Chelsea.

Daniel Hicks, Chelsea merkezli bir ithalat ihracat firması var.

Click to see more example sentences
export ihracatçı

He's an exporter, not an importer.

O bir ihracatçı. İthalatçı değil.

Importer exporter, and confront Sabino about your missing missiles.

İthalat-ihracatçı ve Sabino'yla kayıp füzelerinle hakkında yüzleşeceksin.

Yeah, importer exporters keep really weird hours.

Evet, ithalat-ihracatçıların çalışma saatleri çok tuhaf.

Click to see more example sentences
export ihraç

And what sort of things do you import and export, sir?

Ve ne tür şeyler ithal ve ihraç ediyorsunuz efendim?

Orozco exports pigs and he's had some problems, but nothing serious.

Orozco domuz ihraç ediyor, ve bazı sorunları var, ama ciddi bir şey değil.

He exports perfume, and he imports bananas.

O parfüm ihraç ediyor, muz ithal ediyor.

Click to see more example sentences
export ihraç etmek, ihraç etme

And what sort of things do you import and export, sir?

Ve ne tür şeyler ithal ve ihraç ediyorsunuz efendim?

Orozco exports pigs and he's had some problems, but nothing serious.

Orozco domuz ihraç ediyor, ve bazı sorunları var, ama ciddi bir şey değil.

He exports perfume, and he imports bananas.

O parfüm ihraç ediyor, muz ithal ediyor.

Click to see more example sentences
export dış

Next to rum and cigars, Silvana is Cuba's biggest export.

Silvana, rom ve puronun dışında Küba'nın en büyük ihracatı.