English-Turkish translations for expose:

ifşa etmek · çıkarmak · ortaya çıkarmak · teşhir etmek · açığa çıkarmak · bırakmak · maruz bırakmak · göstermek · açığa vurmak · other translations

expose ifşa etmek

He's got some kind of connection to these people, something that could expose him.

Bu insanlarla bir çeşit bağlantısı var, onu ifşa edebilecek bir bağlantı.

Yeah, he threatened to expose me, so I killed him.

Evet, beni ifşa etmekle tehdit etti ben de onu öldürdüm.

And so I threatened to expose the operation.

Ben de operasyonu ifşa etmekle tehdit ettim.

Click to see more example sentences
expose çıkarmak

Sooner or later he will be exposed

Er ya da geç ortaya çıkacak

Maybe Barlow found out about Curtis's secret, threatened to expose him.

Belki Barlow Curtis gizli hakkında öğrendim, onu ortaya çıkarmak için tehdit etti.

Fundiswa Mhlanga is currently awaiting trial for exposing MNU's illegal genetic research program.

Fundiswa Mhlanga MNU'nun yasadışı genetik araştırma programını açığa çıkarttığı için mahkemede tanıklık yapacak.

Click to see more example sentences
expose ortaya çıkarmak

Sooner or later he will be exposed

Er ya da geç ortaya çıkacak

It says that "a dark secret will be exposed.

Diyor ki: "Karanlık bir sır ortaya çıkacak".

Some people want to expose that incident.

Bazı insanlar bu olayı ortaya çıkarmak istiyor.

Click to see more example sentences
expose teşhir etmek

And when Jesse Jerome threatened to expose him, Mueller killed him.

Ve Jesse Jerome onu teşhir etmekle tehdit edince, Mueller onu öldürdü.

Everything depends on exposing these people.

Her şey bu insanların teşhir edilmesine bağlı.

Did Wheeler ever expose himself to you?

Wheeler kendini sana teşhir etti mi?

Click to see more example sentences
expose açığa çıkarmak

Fundiswa Mhlanga is currently awaiting trial for exposing MNU's illegal genetic research program.

Fundiswa Mhlanga MNU'nun yasadışı genetik araştırma programını açığa çıkarttığı için mahkemede tanıklık yapacak.

I've got some interesting exposed ligaments here.

Burada açığa çıkmış bazı ilginç bağ dokular var.

This could expose Fisk.

Bu Fisk'i açığa çıkarabilir.

Click to see more example sentences
expose bırakmak

His family keeps him safe, but these ashes leave him exposed.

Ailesi onu güvende tutuyor ama bu küller onu korunmasız bırakıyor.

An infected male exposed himself to sunlight today.

Bugün virüslü bir erkek kendisini güneş ışığına maruz bıraktı.

Your suspension has left us exposed.

Senin açığa alınman bizi buna maruz bıraktı.

Click to see more example sentences
expose maruz bırakmak

An infected male exposed himself to sunlight today.

Bugün virüslü bir erkek kendisini güneş ışığına maruz bıraktı.

Your suspension has left us exposed.

Senin açığa alınman bizi buna maruz bıraktı.

Marcus Van Sciver exposed me that.

Marcus Van Sciver beni buna maruz bıraktı.

expose göstermek

Marly showed you the egg, threatened to expose you.

Marly yumurtayı gösterdi, seni ifşa etmekle tehdit etti.

Peter, expose the gallbladder.

Peter, safra kesesini göster.

expose açığa vurmak

And I'm all for exposing them freely.

Ve ben hepsini özgürce açığa vuruyorum.