English-Turkish translations for extended:

uzayan, uzatılan · geniş · genişletilmiş · uzun · other translations

extended uzayan, uzatılan

Actually, technically, operation "Iraqi Freedom" is an extended military engagement.

Teknik olarak "lrak Özgürlüğü" Operasyonu uzatılmış bir ordu çıkartması.

Currently the enemy front extends between Suribachi and the south landing and chidori airfield south.

Şu anda düşman cephesi Suribachi'den güney iskeleye ve güney Chidori pistine kadar uzanıyor.

Currently the enemy front extends between Suribachi and the south Ianding and Chidori airfield south.

Şu anda, düşman safları Suribaçi ile güneye indikleri yer arasında ve de güneyde Çidori Havaalanına kadar uzanıyor.

Click to see more example sentences
extended geniş

I know these people because they're my extended family.

Bu insanları tanıyorum; çünkü onlar, benim geniş ailem.

Jeremy Danvers is a part of my extended family.

Jeremy Danvers benim geniş ailemin bir parçası.

Hello, Christine and oddly extended Campbell family.

Merhaba Christine ve ziyadesiyle geniş Campbell ailesi.

Click to see more example sentences
extended genişletilmiş

This is theoretical, but to extend the logic, there's no reason to believe she'd be aware of it.

Bu teorik, ama mantığı genişletmek için, onun bunun farkında olduğuna inanmak için sebep yok.

Extended into the retropleural space?

Hem de retroplural alana doğru genişlemiş.

extended uzun

But extended rain coupled with

Ama uzun süren yağmurlarla birlikte

You're waking from extended hypersleep. Bower?

Uzun süreli aşırı uykudan uyanıyorsunuz.