English-Turkish translations for extension:

uzatma · uzantı · ek · genişleme · eklenti · uzatım · other translations

extension uzatma

It's a standard payment plan extension form.

Bu standart ödeme uzatma planı formu.

Extension cords, and food, and hydrogen peroxide.

Uzatma kabloları, yiyecek ve hidrojen peroksit.

Naomi, listen. I brought you an extension cord

Naomi, bak, sana bir tane uzatma kablosu getirdim.

Click to see more example sentences
extension uzantı

Film animated film family oriented film; it's a very logical extension of that.

Film, çizgi film, aile filmi; bunun çok mantıksal bir uzantısı.

Everything is an extension of your philosophy.

Burada her şey senin felsefenin bir uzantısı.

You're not an extension of this.

Sen bu şeyin bir uzantısı değilsin.

Click to see more example sentences
extension ek

Because I fought for you, Sid, I really did, and got you an extension.

Çünkü senin için savaştım, Sid, gerçekten ve sen ek bir hak kazandın.

Give me a couple days for extension

Bana bir kaç gün ek süre verin!

We're building an extension here.

Buraya bir ek bina yapıyoruz.

Click to see more example sentences
extension genişleme

Extensions A, B.

Genişlemeler A, B.

That's an analog to Frobenius for non-commutative extensions.

Bu, değiştirimsiz genişlemelerde Frobenius kuramının bir benzeri.

extension eklenti

Those are not extensions, bitch!

Bunlar eklenti değil, kaltak!

extension uzatım

Did Pitkannan give you an extension?

Pitkannan, süre uzatımı verdi mi?