English-Turkish translations for extravagant:

abartılı · müsrif · çok pahalı · other translations

extravagant abartılı

It's nothing extravagant, but there is a table. And five chairs.

Abartılı bir şey değil ama bir masa ve beş sandalyesi var işte.

This tournament is an extravagance we cannot afford.

Bu turnuva abartılı bir israf. Gücümüz yetmez.

You have heard those extravagant rumors, too?

Siz de mi şu abartılı söylentileri duydunuz?

Click to see more example sentences
extravagant müsrif

Did you have such an extravagant fake birthday party?

Böyle müsrif bir sahte doğum günü partin mi oldu?

You're wild, extravagant, and unreliable.

Sen vahşi, müsrif ve güvenilmez birisin.

This is too extravagant even for the auction.

Bu da müsrif çift için açık artırma.

extravagant çok pahalı

This is a really extravagant party, Satan.

Bu çok pahalı bir parti olmuş, Şeytan.