English-Turkish translations for extremity:

son · son derece · · ekstremite · bacak · had · sınır · other translations

extremity son

He's extremely dangerous. And, Mr. Carter, I'm certain that everyone in this room knows who that is.

Son derece tehlikeli biri. ve, Mr Carter, eminim bu odadaki herkes onun kim olduğunu biliyor.

I think it's extremely important.

Bence bu son derece önemli.

I'm extremely sorry gentlemen.

Son derece üzgünüm beyler.

Click to see more example sentences
extremity son derece

He's extremely dangerous. And, Mr. Carter, I'm certain that everyone in this room knows who that is.

Son derece tehlikeli biri. ve, Mr Carter, eminim bu odadaki herkes onun kim olduğunu biliyor.

I think it's extremely important.

Bence bu son derece önemli.

I'm extremely sorry gentlemen.

Son derece üzgünüm beyler.

Click to see more example sentences
extremity

That was an extreme example.

Çok bir örnek oldu.

I'm a writer, and extreme characters always fascinate me.

Ben yazarım ve karakterler her zaman ilgimi çeker.

I design extreme survival systems.

hayatta kalma sistemleri tasarlamak.

Click to see more example sentences
extremity ekstremite

Systemic sclerosis can cause lower extremity ulcers.

Sistemik skleroz düşük ekstremite ülsere neden olabilir.

Much shorter fall, so isolated lower extremity trauma.

Çok daha kısa bir düşüş, yani izole alt ekstremite travması.

Lower extremities are well-muscularized, no evidence of trauma.

Alt ekstremite kasları güçlü, travma belirtisi yok.

extremity bacak

Cross-table C-spine, chest, pelvis, lower extremities.

Boyun yan grafi, göğüs, leğen kemiği, bacaklar.

Two GSWs in the left lower extremity.

İki kurşun yaralısı, sol alt bacağına.

Lower extremities clear, no step-offs, no deformities.

Bacaklarda sorun yok. Çıkık ve deformite yok.

extremity had

But it's extremely difficult for him.

Ama bu onun için haddinden fazla zor.

The extreme uncertainties of subsisting without working made excesses necessary and breaks definitive.

Çalışmadan yaşamanın had safhadaki belirsizliği aşırılıkları gerekli kılar ve kesintiler belirleyicidir.

extremity sınır

Unfortunately, our data on the spheres' interiors is extremely limited.

Ne yazık ki, kürenin kısmıyla ilgili elimizdeki veriler oldukça sınırlı.