English-Turkish translations for fabricate:

etmek · üretmek · uydurmak · yalan · yapmak · icat etmek · atmak · other translations

fabricate etmek

When I am hungry, then the fabric makes me sick.

Ben olduğum zaman, sonra kumaş beni hasta ediyor.

He's invented a super fabric for Tucker.

Tucker için süper kumaşı icat etti.

Henceforth, it imported fabrics, meat, dairy products, fruit and pasta

O günden sonra ithalat başladı: kumaşlar, et, süt ürünleri, meyve ve makarna.

Click to see more example sentences
fabricate üretmek

If that stuff were ever fabricated

Eğer o şeyler üretilmiş olsaydı

Mind fabricates fear.

Akıl korku üretir.

fabricate uydurmak

This is false evidence fabricated by the school.

Bu, okul tarafından uydurulmuş sahte bir kanıttır.

All fabricated for my mission.

Hepsi görevim için uydurulmuş.

fabricate yalan

Your client is not just a liar, Mr. Baerwitz she's a fountain of grisly, insane fabrications.

Müvekkiliniz sıradan bir yalancı değil Bay Baerwitz kendisi, uydurma ve ürpertici bir yalan makinesi.

You lied on a story, just completely fabricated the source.

Bir hikayede yalan söyledin ve kaynağı tamamen uydurdun.

fabricate yapmak

Because Mrs. Wu fabricated the diary.

Çünkü günlüğü Bayan Wu yapmıştı.

Do you think it's Fabricant?

Fabricant yaptı sence?

fabricate icat etmek

He's invented a super fabric for Tucker.

Tucker için süper kumaşı icat etti.

fabricate atmak

Oxen, horses, wax, fabrics, copper, silver, iron are all found in Wallachia.

Öküz, at, mum, kumaş, bakır, gümüş, demir Bunların hepsi Eflak'ta bulunuyor.