English-Turkish translations for factor:

faktör · etken · belirleyici · unsur · etmen · other translations

factor faktör

Peer groups and random environmental factors are far more important than family.

Akran grupları ve rastgele çevresel faktörler aileden çok daha önemlidir.

Or she's got complement factor H deficiency.

Ya da tamamlayıcı sistem faktör h eksikliği var.

Could have been a factor, sure.

O da bir faktör olabilir elbette.

Click to see more example sentences
factor etken

Actually, money isn't an important factor for you or me.

Aslında para ne senin ne de benim için önemli bir etken.

A positive factor and a side effect.

Pozitif bir etken ve bir yan etki.

High cheese factor, I'll give you that.

Yüksek peynir etkeni, sana bunu vereceğim.

Click to see more example sentences
factor belirleyici

That guy is the decisive factor.

Bu adam belirleyici bir faktör.

Kelly Bridgeman having AlDS was the determining factor.

Kelly Bridgeman'ın AIDS olması belirleyici bir faktördü.

TARS, factor an orbit of Gargantua.

TARS, Gargantua etrafında yörünge belirle.

Click to see more example sentences
factor unsur

I'm sorry, Anwar, but there are other factors in this decision.

Üzgünüm Anwar ama bu kararı etkileyen başka unsurlar var.

Man: Yeah, but there were other factors.

Evet, ama başka unsurlar da vardı.

factor etmen

Unknown factors like cheating.

Hile gibi bilinmeyen etmenler.