English-Turkish translations for fail:

başarısız · başarısız olmak · kalmak · hata · bırakmak · iflas etmek · bitmek · yüzüstü bırakmak · mutlaka · açmamak · other translations

fail başarısız

I've tried five times before and failed, but this time I'm sure I'll make it.

Ben daha önce beş kez denedim ve başarısız oldum, ama bu sefer kesinlikle başarılı olacağım.

It has never failed me before.

Daha önce hiç başarısız olmadı.

North Korea is a failed state.

Kuzey Kore başarısız bir ülke.

Click to see more example sentences
fail başarısız olmak

But I'm his mother, it's my job to protect him and I failed.

Ama annesi, onu korumak benim işim ve ben başarısız oldu.

Then our mission has failed.

O zaman görevimiz başarısız oldu.

Looks like you failed again, Mike.

Görünüşe göre yine başarısız oldun, Mike.

Click to see more example sentences
fail kalmak

There's nothing left for me in this house except a failed experiment.

Başarısız bir deney haricinde burada benim için bir şey kalmadı.

Captain, number four shield has failed.

Kaptan, dört numaralı kalkan devredışı kaldı.

Apparently Anastasia is failing French.

Görünüşe göre Anastasia Fransızca'dan kalıyor.

Click to see more example sentences
fail hata

I've failed you, both as a scary monster and a friend.

Hata yaptım, hem korkunç bir canavar hem de arkadaş olarak.

Because Poirot, he has failed.

Çünkü Poirot, o bir hata yaptı.

You'll fail and you'll die too.

Hata yaparsın ve sen de ölürsün.

Click to see more example sentences
fail bırakmak

Judge Barnes has failed you, Mr. Clarke, as have I.

Yargıç Barnes sizi yüzüstü bıraktı, Bay Clarke, ben de öyle.

Diaz failed me.

Diaz beni bıraktı.

But still Tripathi failed me.

Ama Tripathi beni yine bıraktı.

Click to see more example sentences
fail iflas etmek

Your son's kidneys are failing.

Oğlunuzun böbrekleri iflas ediyor.

Kidneys are failing.

Böbrekleri iflas ediyor.

Everything was failing the the kidneys, liver, lungs.

Her şey iflas ediyordu; böbrekler, karaciğer, akciğerler.

Click to see more example sentences
fail bitmek

Love never fails.

Aşk asla bitmez.

No, man, freedom didn't fail.

Hayır, adamım, özgürlük bitmez.

fail yüzüstü bırakmak

Judge Barnes has failed you, Mr. Clarke, as have I.

Yargıç Barnes sizi yüzüstü bıraktı, Bay Clarke, ben de öyle.

Science haie't failed me.

Bilim beni yüzüstü bırakmadı.

fail mutlaka

Oh, Rubdoot, come without fail.

Oh, Rubdoot, mutlaka gel.

fail açmamak

You publicity hungry, failed footballing fuck

Reklama , başarısız futbolcu piç!