English-Turkish translations for failure:

başarısızlık · hata, hatalı · başarısız · fiyasko · iflas · yenilgi · arıza · yapmama · bozukluk · hayal kırıklığı · kusur · other translations

failure başarısızlık

We've got one shot at this job, and failure is not an option.

Bu işte tek şansımız var, ve başarısızlık bir seçenek değil.

A poet without a poem, was a failure!

Şiiri olmayan bir şair, tam bir başarısızlık!

Rachel, she's a failure, not a success.

Rachel o bir başarısızlık örneği, başarı değil.

Click to see more example sentences
failure hata, hatalı

But it was just another experiment, another failure.

Ama sadece başka bir deneydi, başka bir hata.

He was a failure too.

O da bir hataydı.

That was his failure, not mine.

Bu onun hatasıydı, benim değil.

Click to see more example sentences
failure başarısız

Sometimes it takes a lot of failure to reach success, trust me.

Bazen başarıya ulaşmak için bir sürü başarısızlık gerekir, inan bana.

Complete failure as a general, but a hell of a cook.

General olarak tam bir başarısız, ama aşçı olarak müthiş.

Hey, I'm not a failure, okay?

Ben bir başarısız değilim, tamam mi?

Click to see more example sentences
failure fiyasko

This research is a complete failure.

Bu araştırma tam bir fiyasko.

You're not a failure.

Sen bir fiyasko değilsin.

The movie is a failure.

Film tam bir fiyasko.

Click to see more example sentences
failure iflas

Kidney and liver failure.

Böbrek ve karaciğer iflası.

Leaves liver failure and now pulmonary edema. And you

İflas eden karaciğer kalıyor ve şimdi de akciğer ödemi.

But liver failure is.

Ama karaciğer iflası öyle.

Click to see more example sentences
failure yenilgi

Bob, you are not a failure.

Bob, sen bir yenilgi değilsin.

Aku's victories are not your failures.

Aku'nun zaferleri senin yenilgilerin değil.

Failure, despair, passivity rebelliousness, defeat.

Başarısızlık, ümitsizlik pasiflik, asilik, yenilgi.

Click to see more example sentences
failure arıza

Marshall Weaver's helicopter crash was due to mechanical failure?

Marshall Weaver'ın helikopter kazası mekanik arıza yüzünden miymiş?

Hijackings, engine failures, Disease outbreaks.

Uçak kaçırmalar, motor arızaları hastalık yayılmaları.

A canon that exploded, in Austerlitz. A small technical failure.

Austerlitz'de taşaklarımda bir top patlamıştı küçük bir teknik arıza.

Click to see more example sentences
failure yapmama

What are we doing to help? sort of failure like

Yardım etmek için ne yapıyoruz? bir çeşit başarısızlık

This clinical trial is making me a failure.

Bu klinik deneyi beni büyük bir başarısız yaptı.

Dr. Fump, Dr. Cruler, your catastrophic failure is inexcusable.

Doktor Fump, Doktor Cruler yapmış olduğunuz feci hata affedilmez.

failure bozukluk

Tyler and I had a little failure to communicate.

Tyler ile küçük bir iletişim bozukluğu oldu.

Liver failure plus heart block could be a mitochondrial disorder.

Karaciğer yetmezliği artı kalp bloğu mitokondriyal bir bozukluk olabilir.

There was no accident or brake failure.

Hiçbir kaza veya fren bozukluğu yok.

failure hayal kırıklığı

Who's the failure now, Mother?

Kim hayal kırıklığı şimdi, anne?

Yeah. Not according to Strauss. I considers you a failure.

Strauss'a göre öyle değil ama, seni bir hayal kırıklığı olarak görüyor.

failure kusur

But your failures were several.

Ama senin kusurların birden çok.

The punchcard failure rate is double that of Opti-Scans.

Delikli kartlardaki kusurlar optik okumanın iki katı.