English-Turkish translations for faith:

inançlı, inanç · güven · niyet · iman · din · inanca · söz · sadakat · bağlılık · itikat · other translations

faith inançlı, inanç

You want to talk about God and faith and hope?

Tanrı ve inanç ve umut hakkında konuşmak istiyorsun?

This isn't a crisis of faith, Father.

Bu bir inanç krizi değil, Peder.

It's a nice thing faith

İnanç güzel bir şey.

Click to see more example sentences
faith güven

He may be stupid, Uncle, but he's also Julia's son, and she's been a good and faithful servant.

Aptal olabilir, amca ama o Julia'nın oğlu ve o iyi ve güvenilir bir hizmekardır.

But even when there isn't trust, there's always faith.

Ama güven olmadığı zamanlarda bile her zaman inanç var.

So, please have faith in us

Bu yüzden, lütfen bize güvenin

Click to see more example sentences
faith niyet

This was a gift in good faith. What is good faith?

Bu bir iyi niyet göstergesiydi. iyi niyet göstergesi de ne?

Another offer of good faith?

Başka bir iyi niyet göstergesi mi?

Show some good faith.

Biraz iyi niyet göster.

Click to see more example sentences
faith iman

In love, I now understand faith, and with my faith, I

Aşk, ben şimdi, Faith anlıyorum ve benim iman ile, ben

But it must be the right faith.

Ama bu doğru iman olmak zorunda.

Nothing except faith in God.

Tanrı'ya iman dışında hiçbir şey

Click to see more example sentences
faith din

Listen, Elena, you're a woman of faith.

Dinle, Elena. Sen inançlı bir kadınsın.

Faith, listen Look at me.

Faith, dinle, bana bak.

Religion requires faith, and I'm more interested in facts.

Din için inanç gerekir, ben daha çok gerçeklerle ilgileniyorum.

Click to see more example sentences
faith inanca

Just need to have a little faith, right?

Sadece biraz inanca ihtiyaç var, değil mi?

Jon, you don't need faith.

Jon, inanca ihtiyacın yok.

Faith against faith.

İnanca karşı inanç.

Click to see more example sentences
faith söz

I promise to always be a faithful and loving wife and old lady.

Her zaman sadık ve seven bir olacağıma söz veriyorum.

Today, I promise myself to you and this marriage."To be faithful, loving, and true,

Bugün evliliğim ve senin için söz veriyorum sadık, sevgi dolu ve dürüst olacağıma

He'll be here, Faith. He promised.

Burada olacak, inan, söz verdi.

Click to see more example sentences
faith sadakat

Because it's a question of faith

Çünkü bu bir sadakat meselesi.

The pearl symbolizes faithfulness and humility.

İnci, sadakati ve sadeliği temsil eder.

Yeah, what about honesty and faithfulness?

Tamam da, ya dürüstlük ve sadakat?

Click to see more example sentences
faith bağlılık

For some, commitment is like faith

Bazıları için bağlılık inanç gibidir.

You see Meelak, discipline and faith defeats any insurgence.

Görüyorsun Meelak, disiplin ve bağlılık her türlü isyanı alt ediyor.

Faith-camp propaganda, man. NATHAN:

Bağlılık kampı propagandası, dostum.

faith itikat

Faith and belief, are very addictive, Kanji.

İnanç ve itikat bağımlılık yapar, Kanji.