falling

Because this dance is what made an amazing man fall in love with me.

Çünkü bu dans bana aşık olan harika bir adam olduğu için.

Even with your supposed fall from grace, in my experience, once a cop, always a cop.

Hatta sözde ile gözden düşmek, benim deneyim, bir kez bir polis, her zaman bir polis.

First comes spring and summer but then we have fall and winter.

Önce ilkbahar ve yaz gelir ama sonra sonbahar ve kış.

Bring spring and summer, fall and winter

Gelsin bahar ve yaz, sonbahar ve kış

Which makes it all the more important for us to fall in with a strong team.

Hangi onu daha da önemli hale Bizim için güçlü bir takım ile düşmeye.

No. A woman like her can't fall for a guy like him.

Hayır, onun gibi bir kadın, öyle bir adama aşık olamaz.

I mean, everything's just falling apart and oh, my God, I'm so worried for Daniel.

Her şey altüst oluyor ve Aman Tanrım, Daniel için çok endişe ediyorum.

But, Dylan until Mommy gets back Whatever you do don't fall asleep.

Ama, Dylan anne geri gelene kadar ne yaparsan yap sakın uyuma.

Why'd you fall in love with her and ruin everything for me?

Neden ona aşık oldun ve benim için her şeyi mahvettin?

And I fall in love with them, because that's how I am.

Ve ben de onlara aşık oluyorum çünkü ben böyle biriyim işte.