English-Turkish translations for familiar:

tanınan, tanıdık · bilen · aşina · bilindik · arkadaş · dostça · yakın · samimi · other translations

familiar tanınan, tanıdık

I mean, I've never done it before, but it's it's so familiar.

Yani, ben daha önce hiç yapmadım, ama o çok tanıdık geliyor.

Does she look familiar to you?

Sana da tanıdık geliyor mu?

A familiar face.

Tanıdık bir yüz.

Click to see more example sentences
familiar bilen

Although, this is a new network for me it's wonderful to see so many familiar faces.

Bu benim için çok yeni bir yayın olmasına rağmen birçok tanıdık yüz görmek benim için muhteşem.

Mm-hmm. So I did some digging and I found a familiar name.

Ben de biraz araştırma yaptım ve tanıdık bir isim buldum.

A familiar face.

Tanıdık bir yüz.

Click to see more example sentences
familiar aşina

We want something new and something unexpected, not just something familiar.

Sadece aşina olduğumuz değil, yeni ve beklenmedik bir şey yapmak istiyoruz.

I never saw the note. And obviously Mrs Brennan is not familiar What?

Ben notu hiç görmedim. Besbelli ki Bayan Brennan da aşina Ne?

Funny, he seems familiar to me.

Çok tuhaf, bana çok aşina geliyor.

Click to see more example sentences
familiar bilindik

Yeah, I got a familiar face.

Evet, çok bilindik bir yüzüm var

Yeah yeah, it's an interesting take on a familiar story.

Evet, evet. Bilindik bir hikâyenin ilginç bir yansıması.

Familiar faces, familiar places.

Tanıdık yüzler, bilindik mekanlar.

Click to see more example sentences
familiar arkadaş

Your friends look very familiar.

Arkadaşların çok tanıdık geliyor.

But your friend looked familiar.

Ama arkadaşın tanıdık gözüküyor.

Are you familiar with my friend Al Gore?

Arkadaşım Al Gore sana tanıdık geliyor mu?

Click to see more example sentences
familiar dostça

Wait a minute, man, this looks familiar.

Dur bir dakika, dostum, bu tanıdık görünüyor.

It's good to see so many familiar faces, so many old friends.

Bu kadar çok tanıdık yüzü ve eski dostları görmek güzel.

It's wonderful to see so many familiar and friendly faces around.

Bu kadar çok tanıdık ve dostça yüz görmek çok güzel.

Click to see more example sentences
familiar yakın

No. No, but Mr Barrow's so familiar all the time, isn't he?

Yok ancak Bay Barrow her zaman çok yakın, değil mi?

Then you're not familiar with Neolutionism?

O zaman Neoevrimciliğe pek yakın sayılmazsın.

familiar samimi

That's a bit familiar.

Bu biraz samimi oldu.

Well, except for your grossly over-familiar tone, I couldn't be happier.

Senin iğrenç samimi ses tonun haricinde daha mutlu olamazdım!