English-Turkish translations for famous:

ünlü · meşhur · şöhretli · other translations

famous ünlü

Unfortunately, this is not the dead man that's gonna make us famous.

Ne yazık ki, bizi ünlü yapacak olan ölü adam bu değil.

Of course I want to be famous!

Tabii ki ünlü olmak istiyorum be!

She's a famous singer now.

O artık ünlü bir şarkıcı.

Click to see more example sentences
famous meşhur

Until then, I will become a famous and rich American.

O zamana kadar meşhur ve zengin bir Amerikalı olacağım.

And he's not even that famous!

Ayrıca o meşhur bile değildi!

But me, I've made you famous.

Fakat ben, seni meşhur yaptım.

Click to see more example sentences
famous şöhretli

Famous, infamous, what does it matter?

Ünlü, kötü şöhretli ne fark eder?

Deborah Jessel was once a famous and infamous dance instructor.

Deborah Jessel bir zamanlar kötü şöhretli bir dans eğitmeniydi.

No, he's the creepy, disgusting, wants-to-be-famous father.

Hayır. O, şöhret meraklısı, ürkünç, iğrenç babaları.