English-Turkish translations for fantastic:

harika · muhteşem · fantastik · inanılmaz · olağanüstü · müthiş · mükemmel · şahane · çok iyi · hayali · harikulade · âlâ · garip · acayip · other translations

fantastic harika

Well, at least we looked fantastic, and that is the most important thing.

Şey, en azından harika görünüyorduk ve en önemli olan da bu.

That is fantastic, and I made it.

Bu harika ve onu ben yaptım.

No, I think you're fantastic

Hayır. Bence harika bir adamsın.

Click to see more example sentences
fantastic muhteşem

That is a fantastic idea.

Bu muhteşem bir fikir.

Everyone says we make a fantastic couple.

Herkes muhteşem bir çift olduğumuzu söylüyor.

It's a Fantastic looking Fish.

Bu muhteşem görünüşlü bir balık.

Click to see more example sentences
fantastic fantastik

Because you're a fantastic friend and you're doing me a huge favor.

Çünkü sen fantastik bir arkadaşsın ve bana büyük bir iyilik yapıyorsun.

It's been a fantastic camp for everybody.

Herkes için fantastik bir kamp oldu.

This is fantastic.

Bu çok fantastik.

Click to see more example sentences
fantastic inanılmaz

But there is one person who has made this a fantastic year for me.

Ama birisi var ki bu yılı benim için inanılmaz bir yıl yaptı.

Actually this is fantastic.

Aslında, bu inanılmaz bir şey!

It's weird and fantastic and unbelievable but so beautiful.

Bu garip, harika, inanılmaz ve o kadar güzel ki.

Click to see more example sentences
fantastic olağanüstü

I think it's a fantastic idea.

Bence bu olağanüstü bir fikir.

Mr. President, it's fantastic.

Bay Başkan, bu olağanüstü.

What a fantastic job you're doing, sweetheart.

Ne tür olağanüstü yapıyorsun tatlım.

Click to see more example sentences
fantastic müthiş

I think it's fantastic that you're a better man.

Daha iyi bir adam olman bence müthiş bir şey.

Oh, that is fantastic news.

Oh, bu müthiş bir haber.

That is fantastic, I feel like freaking Rod Stewart.

Bu müthiş kendimi lanet olası Rod Stewart gibi hissediyorum.

Click to see more example sentences
fantastic mükemmel

And that was a fantastic start, Frank.

Ve bu mükemmel bir başlangıçtı, Frank.

I've never seen anything so fantastic.

Böyle mükemmel bir şey görmemiştim.

And they're fantastic musicians, but

Ve onlar mükemmel müzisyenler ama

Click to see more example sentences
fantastic şahane

That's a fantastic idea.

Bu şahane bir fikir.

What a fantastic woman.

Ne şahane bir kadındı ama.

You fantastic fish, you.

Seni şahane balık seni.

Click to see more example sentences
fantastic çok iyi

Well, then this is fantastic news.

O zaman bu çok iyi bir haber.

Fantastic, see you later, good night.

Çok iyi. Sonra görüşürüz. İyi geceler.

I'm so fine, fantastic, never been better.

Çok iyiyim, harika. Daha iyi olmamıştım.

Click to see more example sentences
fantastic hayali

Now see, that's a fantastic dream.

İşte bu mükemmel bir hayal.

I can imagine fantastic things.

Fantastik şeyler hayal ediyorum.

Imagine: You and Sabrina. It would be fantastic.

Seni ve Sabrina'yı hayal et Harika olurdu.

Click to see more example sentences
fantastic harikulade

Ian, this is the fantastic, fabulous, incredible Walter.

Ian bu da fantastik, harikulade, favkalade Walter.

That's terrific. It's fantastic.

Bu harika, gerçekten harikulade.

And my first-favorite lamp, fantastic.

Bu da en sevdiğim lambaydı, harikulade.

fantastic âlâ

Well, Lindsay, you've got a sexy voice, a fantastic profile and you drive a great car.

Pekâlâ, Lindsay, seksi bir ses tonun harika bir profilin var ve harika bir araba kullanıyorsun.

The finale in "L'amour sorcier" is fantastic.

L'amour sorcier"in finali muhteşemdi. Teşekkür ederim.

fantastic garip

It's weird and fantastic and unbelievable but so beautiful.

Bu garip, harika, inanılmaz ve o kadar güzel ki.

Alfred knows a fantastic dance.

Alfred garip bir dans biliyor.

fantastic acayip

Yes, well, mine are really fantastic

Evet şey, benimkiler gerçekten acayip