English-Turkish translations for far:

uzak, uzağa, uzakta · çok · kadarki · ileri · uzaklık · uzun · dek · pek çok · epeyce · aşırı · öteki · sağcı · çok ilerlemiş · other translations

We also found translations for word far in Turkish.

far uzak, uzağa, uzakta

A long, long time ago in a land far, far away, there lived a warrior warrior with empty eyes.

Çok çok uzun zaman önce, çok çok uzak bir ülkede bir savaşçı, boş gözlü bir savaşçı yaşardı.

It seems far away to you right now.

Şu an sana çok uzak gibi görünüyor.

No, because we're going far away.

Hayır çünkü çok uzaklara gidiyoruz.

Click to see more example sentences
far çok

Maybe, but I've seen something in you, something that's far more important.

Belki öyle, ama ben sende bir şey gördüm çok daha önemli bir şey.

Either the water is too dirty, or we're too far away.

Ya su çok kirli, ya da biz çok uzaktayız.

Why, is it very far?

Neden, çok mu uzak?

Click to see more example sentences
far kadarki

God, who would want to live so far away from everything?

Tanrım, her şeyden bu kadar uzakta kim yaşamak ister ki?

You know, it's not that far.

Aslında o kadar uzak değil.

Look, how far are you going?

Baksana, ne kadar uzağa gidiyoruz?

Click to see more example sentences
far ileri

But it's gone too far this time.

Ama bu sefer çok ileri gitti.

Oh, now he's gone too far.

Oh, şimdi çok ileri gitti.

Only sometimes, she went too far.

Sadece bazen fazla ileri gitti.

Click to see more example sentences
far uzaklık

This is far enough; I'll work here tonight

Bu kadar uzaklık yeter, bu gece burada çalışırım.

Hey, Jack, how far is that gas station from here?

Hey Jack, şu benzinci buraya ne kadar uzaklıkta?

How far is the train station?

Tren istasyonu ne kadar uzaklıkta?

Click to see more example sentences
far uzun

A long, long time ago in a land far, far away, there lived a warrior warrior with empty eyes.

Çok çok uzun zaman önce, çok çok uzak bir ülkede bir savaşçı, boş gözlü bir savaşçı yaşardı.

Far too long for me.

Çok uzun benim için.

And I took it too far.

Ve bu çok uzun sürdü.

Click to see more example sentences
far dek

So far, you've done nothing wrong.

Şu ana dek yanlış bir şey yapmadın.

But I have done this many times, and so far, not a single complaint.

Ama bunu şimdiye dek çok kez yaptım ve tek bir şikayet bile almadım.

You've been very careless so far, Mr. Frodo Baggins.

Şu ana dek çok dikkatsiz davrandın Bay Frodo Baggins.

Click to see more example sentences
far pek çok

All right, maybe I went too far, but you know something?

Pekâlâ, belki çok ileri gittim, ama şunu biliyor musun?

It's not far, sir, and it's much more comfortable.

Pek uzakta değil, efendim ve çok daha rahat bir yer.

Well, last night, you done went too far

Peki, geçen gece, çok uzağa gittin

Click to see more example sentences
far epeyce

So far it's been very difficult.

Şimdiye kadar epey zor oldu.

It's a city far away.

Epey uzak bir şehir.

Too far, I'm afraid.

Epey ileri, korkarım ki.

Click to see more example sentences
far aşırı

Stark, it's far too dangerous.

Stark, bu aşırı tehlikeli.

Not awfully far.

Aşırı uzağa değil.

Bozkurt! A far right Turkish group.

Aşırı sağcı bir Türk grubu.

far öteki

Oh, far more than that, dear.

Ondan çok daha da öte tatlım.

But for them, a meal is far off in the distance.

Ama onlar için yemek, çok büyük bir mesafe ötede.

far sağcı

Bozkurt! A far right Turkish group.

Aşırı sağcı bir Türk grubu.

far çok ilerlemiş

But she's too far gone. and you know it.

Ama artık çok ilerledi, ve sen de bunu biliyorsun.