English-Turkish translations for fascinate:

büyüleyici · çekici · büyülemek · other translations

fascinate büyüleyici

Like most people, I find water both beautiful and fascinating.

Çoğu insan gibi ben de suyu çok güzel ve büyüleyici buluyorum.

Ah. This is a fascinating piece.

Ah, bu büyüleyici bir parça.

It's fascinating, is not it?

Bu büyüleyici, öyle değil mi?

Click to see more example sentences
fascinate çekici

He was handsome and fascinating.

O çok yakışıklı ve çekiciydi.

That's fascinating. Please go on.

Çok ilgi çekici, lütfen devam et.

You know what fascinated me about Julius and Ethel Rosenberg?

Julius ve Ethel Rosenberg beni neden çekiyor, biliyor musunuz?

Click to see more example sentences
fascinate büyülemek

Well Motion sensors fascinate me.

Hareket sensörleri beni büyüler.

Horses have always fascinated me.

Atlar her daim beni büyüler.

What fascinates young ladies today is this

Bu günlerde genç bayanları ne büyüler işte bu!

Click to see more example sentences