English-Turkish translations for fat:

şişman · şişko · koca · yağlı, yağda, yağsız, yağ · tombul · kalın · iri · semiz · yağlamak, yağlar · şişmanlar · besili · dolu · zengin adam · other translations

fat şişman

Yes. My mother might be fat and ugly, but I still love her.

Evet, annem şişman ve çirkin olabilir ama yine de onu seviyorum.

No, it's a fat guy.

Hayır, şişman bir adam.

Elephants young, elephants old, elephants tall and short, fat and thin.

Genç filler, yaşlı filler. Uzun ve kısa, şişman ve ince filler.

Click to see more example sentences
fat şişko

Call me, Marilyn and get over here and give me a hug, you big, fat, purple teddy bear.

Bana Marilyn de ve buraya gelip bana bir kucak ver, seni büyük, şişko, mor oyuncak ayı.

Yes, if you want to be fat, fat, fat.

Evet, eğer şişko, şişko, şişko olmak istersen.

Who was that fat guy?

O şişko adam kimdi?

Click to see more example sentences
fat koca

The bank manager and a fat lady and her husband.

Banka müdürü ve şişman bir kadın ve kocası.

Was she a great, big, fat person?

O kocaman, büyük, şişman biri miydi?

That is a fat sandwich.

Bu kocaman bir sandviç.

Click to see more example sentences
fat yağlı, yağda, yağsız, yağ

My name's not Fat

Benim adım Yağ değil

You're too fat anyway.

Yine de çok yağlı.

That's my friend, smart, pretty, and quite a fat burner.

Evet, bu benim arkadaşım, akıllı, güzel ve oldukça iyi bir yağ yakıcı.

Click to see more example sentences
fat tombul

You know it and I know it, fat man.

Sen de ben de bunu biliyoruz, tombul adam.

Why is this one so fat, miss?

Bu neden bu kadar tombul efendim?

Look how fat and happy they are.

Bak, ne kadar tombul ve mutlular.

Click to see more example sentences
fat kalın

Stay here, fat boy.

Burada kal koca çocuk.

And when he opens his big fat Red mouth, it's goodbye, Charlie.

O büyük ve kızıl ağzını açtığında "Hoşça kal, Charlie." olacak.

But thin fingers. Not the fat sausage fingers.

Ama parmakları ince, sosis gibi kalın değil.

Click to see more example sentences
fat iri

Are you a big fat woman?

İri, şişman bir kadın mısın?

A large fat man.

İri şişman bir adam.

And to protect me, a great big fat guy.

Ve de beni koruyacak iri, şişko bir tip.

Click to see more example sentences
fat semiz

Because, you see, twice, once at Ames with Fats and then again at Arthur's

Çünkü iki kez, bir kere Ames'te Semiz'le sonra da Arthur'un yerinde

You really look beautiful, Fats.

Gerçekten çok güzel görünüyorsun Semiz.

You're Minnesota Fats, aren't you?

Sen Minnesotalı Semiz'sin, değil mi?

Click to see more example sentences
fat yağlamak, yağlar

The fat makes us stronger.

Yağlar bizi daha güçlü yapıyor.

We had an in-depth conversation about proteins and fats.

Proteinler ve yağlar hakkında derin bir sohbet ettik.

Alcohol and salt and trans fats?

Alkol, tuz ve katkılı yağlar.

Click to see more example sentences
fat şişmanlar

They're fat though, right?

Şişmanlar ama, değil mi?

Lean and hungry, even the fat ones.

Zayıf ve olanlar, hatta şişmanlar.

Maybe I'd die, maybe she'd get fat.

Belki ben ölürüm, belki o şişmanlar.

fat besili

A fat animal. Enough to feed a village for a week.

Bir köyü bir hafta doyurmaya yetecek kadar besili bir hayvan.

Animals fattened up in eight weeks instead of ten, and ten percent more fat.

Hayvanlar on hafta yerine sekiz haftada büyüyor, yüzde on daha besili.

fat dolu

This is full of fat and sugar.

Bunun içi yağ ve şeker dolu.

fat zengin adam

The charming, broke, good-looking guy and the plain, fat, rich girl.

Büyüleyici, meteliksiz, yakışıklı bir adam ve basit, şişman, zengin kız.