English-Turkish translations for fatal:

ölümcül · öldürücü · kötü · tehlikeli · kader · other translations

fatal ölümcül

You may have one chance and one chance only to deliver a fatal dose. Fatal for both of us.

Ölümcül dozu vermek için, sadece ama sadece tek bir sansin var. ikimiz için de ölümcül.

Don't worry, Mr. Tuvok, it's not fatal.

Merak etmeyin Bay Tuvok. Ölümcül değil.

'A mixture of malice, jealousy and disappointment, 'it was instantly fatal and without antidote.'

Kötülüğün bir karışımı, kıskançlık ve düş kırıklığı, o anında ölümcül ve panzehirsizdi

Click to see more example sentences
fatal öldürücü

But don't worry. It's not fatal.

Ama endişelenme, bu öldürücü değil.

Not pleasant, but not fatal.

Hoş değil ama öldürücü de değil.

The first shot wasn't fatal.

İlk atış öldürücü değildi.

Click to see more example sentences
fatal kötü

No. A mixture of malice, jealousy and disappointment, it was instantly fatal and without antidote.

Hayır."Kötülüğün, kıskançlığın ve hayal kırıklığının bir karışımı," "o anında ölümcül ve panzehirsizdi

'A mixture of malice, jealousy and disappointment, 'it was instantly fatal and without antidote.'

Kötülüğün bir karışımı, kıskançlık ve düş kırıklığı, o anında ölümcül ve panzehirsizdi

fatal tehlikeli

Well, it's very dangerous very rare, and fatal in most cases.

Bu Çok tehlikeli, çok nadir ve çoğu vakada ölümcüldür.

It is extremely dangerous and fatal.

Son derece tehlikeli ve ölümcül.

fatal kader

Fate is a fatal thing.

Kader ölümcül bir şey.