English-Turkish translations for fault:

suç · hata, hatasız · suçu olmak · hatası olmak · kusurlu, kusur · kabahat · yanlış · fay · other translations

fault suç

I know how bad this looks for me, but it wasn't my fault.

Benim için ne kadar kötü göründüğünü biliyorum ama benim suçum değildi.

Yes, it's all my fault, isn't it?

Evet, hepsi benim suçum değil mi?

It's their fault and not yours.

Bu onların suçu, sizin değil.

Click to see more example sentences
fault hata, hatasız

No, no, no, this isn't your fault.

Hayır, hayır, hayır, bu senin hatan değil.

It's not your fault. You understand?

Bu senin hatan değil anladın mı?

Dad, it wasn't his fault.

Baba, onun hatası değildi.

Click to see more example sentences
fault suçu olmak

Now everyone thinks I'm some sort of serial killer, and it's all your fault.

Şimdi herkes bir çeşit seri katil olduğumu sanıyor ve hepsi senin suçun.

I know it's not an excuse and it's not your fault.

Biliyorum, bu bir bahane olamaz ve senin suçun değildi.

It must be your fault.

Bu senin suçun olmalı.

Click to see more example sentences
fault hatası olmak

If anything happens to him, it's going to be your fault.

Eğer ona bir şey olursa, bu senin hatan olacak.

This whole thing is your fault.

Tüm bu olanlar senin hatan.

Relax, it's not your fault.

Sakin ol, bu senin hatan değil.

Click to see more example sentences
fault kusurlu, kusur

Excuse me? How could this be your fault?

Kusura bakma ama bu nasıl senin hatan olabilir?

Sorry, that's my fault.

Kusura bakma, benim hatam.

My fault, sorry, but we're closed.

Benim hatam, kusura bakma Ama kapalıyız.

Click to see more example sentences
fault kabahat

Hey, listen.. this is not my fault.

Hey, dinle bu benim kabahatim degil.

No, it wasn't her fault.

Hayır, onun kabahati değildi.

It wasn't your fault, Father.

Senin kabahatin değil baba.

Click to see more example sentences
fault yanlış

It was my fault, you didn't do anything wrong, you've just been honest with me.

Benim hatamdı, sen yanlış bir şey yapmadın, sadece bana karşı dürüst oldun.

If anything goes wrong, it's my fault.

Eğer bir şey yanlış giderse, bu benim hatamdır.

Everything that's wrong in your life is my fault.

Hayatında yanlış giden her şey benim suçum.

Click to see more example sentences
fault fay

Is that a fault line?

Bu bir fay hattı mı?

There's no fault line here.

Burada fay hattı yok.

Formation of a new fault line?

Yeni bir fay hattı oluşumu?

Click to see more example sentences