English-Turkish translations for faulty:

hatalı · yanlış · arızalı · bozuk · kusurlu · defolu · other translations

faulty hatalı

It's faulty, but you found a buyer, didn't you?

Hatalı ama yine de bir alıcı buldun, değil mi?

Faulty warrant, harry. there's nothing we can do.

Hatalı bir arama izniydi, Harry. Yapabileceğimiz bir şey yok.

So these specs came from a faulty wine cork.

Yani bu özellikler hatalı bir şarap mantarından gelmiş.

Click to see more example sentences
faulty yanlış

Because this is a very faulty exercise.

Çünkü bu fena yanlış bir egzersiz.

Just looking for a faulty wire.

Sadece yanlış bir kablo arıyorum.

Well, faulty wiring or, uh, cheap hardware

Yanlış kablo döşenmesinden ya da ucuz donanımdan

Click to see more example sentences
faulty arızalı

Faulty power relay.

Arızalı güç rölesi.

Faulty flare casing.

Arızalı işaret fişeği.

Ground wire faulty.

Toprak teli arızalı.

faulty bozuk

Faulty, or you've been hacked and it's a message.

Bozuk ya da hacklendin ve bu da bir mesaj.

It was a faulty valve.

Bozuk bir vana vardı.

Faulty latch, huh?

Bozuk kapı mandalı,ha?

faulty kusurlu

Faulty steering and unreliable brakes.

Kusurlu direksiyon ve güvenilmez frenler.

And Mr. Stonewater, Huntington's is caused by a faulty gene.

Bay Stonewater, bu hastalığa kusurlu bir gen sebep olmaktadır.

faulty defolu

Faulty Christmas lights, an underwatered tree.

Defolu Noel ışıkları, az sulanmış bir ağaç.