English-Turkish translations for favorable:

iyi · olumlu · avantajlı · other translations

favorable iyi

Now, she's coming to see you today, and I want you to do yourself a favor.

Ve şimdi, bugün seni görmeye geliyor, ve ben senden kendine bir iyilik yapmanı istiyorum.

Believe me, he did us all a favor.

İnan bana, o bize bir iyilik yaptım.

Do me a favor, and don't tell Kate.

Bana bir iyilik yap ve bunu Kate'e söyleme.

Click to see more example sentences
favorable olumlu

I hope this request receives a favorable response.

Umarım bu isteği olumlu bir yanıt alır.

Even that mongrel ecologist Kynes is sending the Emperor favorable reports.

Hatta o çevrebilimci melez Kynes bile imparatora olumlu raporlar gönderiyor.

The evaluation wasn't completely favorable.

Değerlendirme tamamen olumlu değildi.

Click to see more example sentences
favorable avantajlı

Merriam-Webster describes "opportunity" as a favorable juncture of circumstance.

Merriam-Webster, "fırsat" kelimesini avantajlı bir durum olarak tanımlıyor.